Toplam 6 Sayfadan Sayfa 1 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 60 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Atatürk Köşesi

  1. #1
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan Atatürk Köşesi

    Atatürk Köşesi
    Merhaba;
    Bildiğiniz gibi forumumuz yeniden başlatılmadan önce de bir Atatürk Köşesi'ne sahipti. Bu dönemki forumumuzun da böyle bir Atatürk Köşesi'ne sahip olmasını ve bu köşede isteyen kişilerin paylaşımlarını düzenli ve estetik bir biçimde yapmalarını istedim.

    Bu bölümün düzenli işleyebilmesi için bazı ricalarım var. Lütfen göz atınız.
    Tıklatın: Atatürk Köşesi'nde Paylaşım Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar

    Atatürk İle İlgili Paylaşımlar Dizini:

    *Dizine eklemek istediğiniz paylaşımlarınız için Özel Mesaj atınız.

    Saygılarımla
    OVERKILL
    OVERKILL tarafından (17-01-2010 Saat 14:36) değiştirildi.

  2. #2
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Mustafa Kemal Atatürk
    ( 1881 - 1938 )
    Milli Mücadele'nin Ulu Önderi
    Modern ve Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu ve İlk Cumhurbaşkanı



    1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askerî öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askerî Lisesi’ni bitirdi.1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu.Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu.

    Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde, Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı.

    Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı Vahdettin Han tarafından Anadolu’ya gönderildi.19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıkarak Türk millî mücadelesini başlattı.Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. Askerî görevlerinden istifa ederek 23 Nisan 1920′de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni topladı. Meclis Başkanı seçildi.5 Ağustos 1921′de Başkomutanlık görevini üstlenerek Anadolu’nun Yunan işgalinden kurtarılması için mücadeleye devam etti. Sakarya Meydan Savaşı’nı kazandı. 19 Eylül 1921′de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve geleneksel Gazi ünvanı verildi.

    26 Ağustos 1922′de işgalci Yunan kuvvetlerine karşı Büyük Taarruz’u başlattı. Beş gün sonra 30 Ağustos 1922′de de Başkomutanlık Meydan Savaşı’ nı kazanıldı.Lozan Barış Konferansı’ndan sonra, 11 Ağustos 1923′de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeniden Başkan olarak seçildi. 9 Eylül 1923′de kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanlığı’ na seçildi.

    29 Ekim 1923′de Cumhuriyet’in ilân edildiği gün, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Dört dönem üst üste seçildi.10 Kasım 1938′de vefat etti.


    İnternetten derlenmiştir.


    NOT:
    Burada yer alan biyografi bilhassa sade seçilmiştir. Atatürk'ün hayatını kelimelere sığdıramamız bir yana aşırı uzun biyografinin burada yer alması her Türk gencinin bildiği Atatürk'ün hayatı konusunda çok önemli değildir. Hayatının toplumumuzun geleceğine ışık tuttuğu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve minnetle anıyoruz.
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 14:31) değiştirildi.

  3. #3
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    ATATÜRK İLKELERİ
    Atatürk ilkeleri, altı ana başlık altında toplanabilir:

    Cumhuriyetçilik:

    Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece modern Türkiye'nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür.

    Halkçılık:

    Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye'de uygulamaya konulmasıyla birlikte kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş, 1934 yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır.Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye'nin gerçek yöneticilerinin köylüler olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin,sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade
    edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri,halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.

    Laiklik:

    Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına gelmez ayrıca eğitim, kültür ve yasama alanlarının da dinden bağımsız olması anlamını taşır. Laiklik, devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız olması, ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir.Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir.Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır.

    Devrimcilik:

    Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı Türkiye'nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır.
    Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir. Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.

    Milliyetçilik:

    Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

    Devletçilik:

    Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye'nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesini de devletin, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.

    Kiğı Kaymakanlığı Resmî İnternet Sitesinden Alınmıştır.
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 14:36) değiştirildi.

  4. #4
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Atatürk Kronolojisi

    1881: Selanik'te doğdu.

    1893: Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı.

    1895: Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi.

    1899 Mart 13: İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.

    1902: Harp Akademisi'ne girdi ve burada gazete çıkardı.

    1905 Ocak 11: Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak
    için atandı.

    1906 Ekim: Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu

    1908 Temmuz 23: Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmaları.

    1909 Mart 31: 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.

    1911 Eylül 13: Mustafa Kemal, İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.

    1911 Kasım 27: Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi.

    1912 Ocak 9: Mustafa Kemal, Trablusgarp'ta Tobruk saldırısını yönetti.

    1913 Ekim 27: Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliği'ne atandı.

    1914 Mart 1: Mustafa Kemal, Yarbaylığa yükseltildi.

    1915 Şubat 2: Mustafa Kemal, Tekirdağı'nda 19. Tümeni kurdu.

    1915 Şubat 25: Mustafa Kemal'in Maydos'a gidişi.

    1915 Nisan 25: Mustafa Kemal, Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu.

    1915 Haziran 1: Mustafa Kemal'in Albaylığa yükselişi.

    1915 Ağustos 9: Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.

    1915 Ağustos 10: Mustafa Kemal, Anafartalar'dan düşmanı geri attı.

    1916 Nisan 1: Mustafa Kemal'in Tuğgeneralliğe yükselişi.

    1916 Ağustos 6: Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş'u düşman elinden kurtardı.

    1917 Eylül 20: Mustafa Kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.

    1917 Ekim: Mustafa Kemal, İstanbul'a döndü.

    1918 Ekim 26: Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.

    1918 Ekim 30: Mondros Mütarekesi'nin imzalanması.

    1918 Ekim 31: Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atanması.

    1918 Kasım 13: Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması ve Mustafa Kemal'in İstanbul'a dönüşü.

    1919 Nisan 30: Mustafa Kemal'in Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atanması.

    1919 Mayıs 15: İzmir'e Yunan'lıların asker çıkarması.

    1919 Mayıs 16: Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 15:29) değiştirildi.

  5. #5
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Atatürk Kronolojisi - Devamı
    1919 Mayıs 19: Mustafa Kemal, Samsun'a çıktı.

    1919 Haziran 15: Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi ünvanını aldı.

    1919 Haziran 21: Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.

    1919 Temmuz 8 / 9: Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. (Saat: 20:50)

    1919 Temmuz 23: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Erzurum Kongresi'nin toplanması ve bir Temsil Kurulu seçerek dağılması. (7 Ağustos 1919)

    1919 Eylül 4: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplanması ve 11 Eylül'de sona ermesi.

    1919 Eylül 11: Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığı'na saçildi.

    1919 Ekim 22: Amasya Protokolü'nün imzalanması.

    1919 Kasım 7: Mustafa Kemal, Erzurum'dan milletvekili seçildi.

    1919 Aralık 27: Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi.

    1920 Mart 20: İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal'in protestosu, Ankara'da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.

    1920 Mart 18: İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı.

    1920 Mart 19: Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.

    1920 Nisan 23: Mustafa Kemal, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı.

    1920 Nisan 24: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.

    1920 Mayıs 5: Mustafa Kemal'in başkanlığında ilk Hükümet'in toplantısı.

    1920 Mayıs 11: Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.

    1920 Mayıs 24: Mustafa Kemal'in cezası Padişah tarafından onaylandı.

    1920 Ağustos 10: Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nın
    imzalanması.

    1920 Ocak 9 / 10: Birinci İnönü Savaşı.

    1921 Ocak 20: İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddelerinin kabulü.

    1921 Mart 30 / Nisan 1: İkinci İnönü Savaşı.

    1921 Mayıs 10: Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde Anadola ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu'nun kurulması ve Mustafa Kemal'in Grup Başkanlığı'na seçilmesi.

    1921 Ağustos 5: Mustafa Kemal'e Başkumandanlık görevinin verilmesi.

    1921 Ağustus 22: Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı'nın başlaması.

    1921 Eylül 13: Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılması.

    1921 Eylül 19: Mustafa Kemal'e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal'in Gazi ünvanını alması.

    1922 Ağustos 26: Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetmesi.

    1922 Ağustos 30: Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazanması.

    1922 Eylül 1: Gazi Mustafa Kemal'in: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri !" emrini vermesi.

    1922 Eylül 9: Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi.

    1922 Eylül 10: Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişi.

    1922 Ekim 11: Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması.

    1922 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.

    1922 Kasım 17: Vahdettin'in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan kaçması.

    1923 Ocak 29: Gazi Mustafa Kemal'in Latife Hanım'la evlenmesi.

    1923 Temmuz 24: Lozan Antlaşması'nın imzalanması.

    1923 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kurması.

    1923 Ağustos 11: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi.

    1923 Ekim 29: Cumhuriyet'in ilan edilmesi.
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 15:28) değiştirildi.

  6. #6
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Atatürk Kronolojisi - Devamı
    1923 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in ilk Cumhurbaşkanı olması.

    1924 Mart 1: Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi'nde Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi
    hakkında açış nutkunu söylemesi.

    1924 Mart 3: Hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, Şer'iyeve Evkaf Vekaletiyle (Bakanlığıyla), Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesi.

    1924 Nisan 20: Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun kabul edilmesi.

    1925 Şubat 17: Aşarın kaldırılması.

    1925 Ağustos 24: Gazi Mustafa Kemal'in ilk defa Kastamonu'da şapka giymesi.

    1925 Kasım 25: Şapka Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.


    1925 Kasım 30: Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.

    1925 Aralık 26: Uluslararası takvim ve saatin kabulü.

    1926 Şubat 17: Türk Medeni Kanunu'nun kabulü.

    1927 Temmuz 1: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitmesi.

    1927 Ekim 15 / 20: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu söylemesi.

    1927 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

    1928 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.

    1928 Kasım 3: Türk Harfleri Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.

    1931 Nisan 15: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kurulması.

    1931 Mayıs 4: Gazi Mustafa Kemal'in 3.kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

    1932 Temmuz 12: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu'nun kurulması.

    1933 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.

    1934 Kasım 24: Gazi Mustafa Kemal'e Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi
    kanununun kabul edilmesi.

    1935 Mart 1: Atatürk'ün 4. kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

    1937 Mayıs 1: Atatürk'ün çiftliklerini Hazine'ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışlaması.

    1938 Mart 31: Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin ilk resmi duyurusu.

    1938 Eylül 15: Atatürk'ün vasiyetnamesini yazması.

    1938 Ekim 16: Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.

    1938 Kasım 10: Atatürk'ün ölümü. (Perşembe, saat: 09.05)

    1938 Kasım 11: İstanbul Şehir Meclisi'nin olağanüstü toplantı yapması. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsunun indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı'nın çekilmesi.

    1938 Kasım 12: Atatürk'ün ölümü dolayısıyla, Yüksek Öğretim gençliğinin Üniversite Konferans Salonu'nda toplanması.

    1938 Kasım 13: Gençliğin Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i koruyacaklarına ant içmeleri.

    1938 Kasım 14: Büyük Millet Meclisi çok hazin bir toplantı yaptı.

    1938 Kasım 15: Hükümet Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.

    1938 Kasım 16: İstanbul'lular Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.

    1938 Kasım 19: Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan yüce cenazesi, önce Sarayburnu'na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü.Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi.

    1938 Kasım 20: Atatürk'ün sevgilinaşı Ankara'ya ulaştı ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankara'lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.

    1938 Kasım 21: Atatürk'ün cenazesinin Etnoğrafya Müzesi'ndeki Geçici Kabre konulması.

    1938 Kasım 25: Atatürk'ün vasiyetnamesinin açılması.

    1938 Aralık 26: Atatürk'ün "Ebedi Şef" sanıyla anılmasının kabul edilmesi.

    1953 Kasım 4: Atatürk'ün Geçici Kabri'nin açılması.

    1953 Kasım 10: Atatürk'ün cenazesinin Anıt-Kabir'e nakledilmesi.
    İnternetten derlenip, düzenlenmiştir.

    İnternetten derlenip düzenlenmiştir.
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 15:30) değiştirildi.

  7. #7
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Atatürk'ün Devrimleri
    Atatürk Türkiye’yi “Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak” amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:


    1. Siyasal Devrimler:

    · Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
    · Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
    · Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

    2. Toplumsal Devrimler

    · Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
    · Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
    · Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
    · Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
    · Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
    · Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)


    3. Hukuk Devrimi :

    · Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
    · Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)


    4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:

    · Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
    · Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
    · Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
    · Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
    · Güzel sanatlarda yenilikler


    5. Ekonomi Alanında Devrimler:

    · Aşârın kaldırılması
    · Çiftçinin özendirilmesi
    · Örnek çiftliklerin kurulması
    · Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
    · I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

    İnternetten derlenmiştir.
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 15:26) değiştirildi.

  8. #8
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    YENİLSEYDİK SORUMLU BEN OLACAKTIM

    Bir aralık konu İstiklâl Savaşı'na geldi. Dikkat ettim, Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini, nerede bulunduğunu, -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu. O savaş ki araç, gereç, personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı, hem yazarı, hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata'yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı, öylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı:
    - İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır.

    Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük, adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti:
    - Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı.

    Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine maleden, yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.

    Ord. Prof. Sadi IRMAK

    Kaynak: Sadi Irmak, Ord Prof. - Atatürk'ten Anılar, 1978

    YANINA ALDIĞI İLK ER

    o, Samsun'a çıktığı zaman, üstü başı yırtık, postalları patlamış, silahsız bir er gördü. Yüzünün rengi bakıra dönmüş, yağlan eriyip kemik ve sinir kalmış bu Türk askeri ağlıyordu. O'na sordu:
    - Asker ağlamaz arkadaş, sen ne ağlıyorsun?
    Er irkildi, başını kaldırdı. Bu sesi tanıyordu ve bu yüz ona yabancı değildi. Hemen doğruldu ve Anafartalar'daki Komutanını çelik yay gibi selamladı.
    - Söyle niçin ağlıyorsun?
    İç Anadolu'nun yanık yürekli çocuğu içini çekti:
    - Düşman memleketi bastı, hükümet beni terhis etti. Silahımızı elimizden aldı. Toprağıma giren düşmanı ne ile öldüreceğim? Kemal Atatürk, er'in omzuna elini koydu:
    - Üzülme çocuğum, dedi. Gel benimle!
    Ve Samsun deposunda giydirilip silahlandırarak yanına aldığı ilk er bu Mehmetçik oldu.

    Burhan Cahit MORKAYA

    İZMİR SUİKASTI

    İzmir'de hazırlanan o alçakça suikastın sonuçsuz kalmasından sonra bir gün bize şu olayı anlatmıştı:
    - "Ziya Hurşit'in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı vardı. Sorguları yapıldıktan sonra bunların birisini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum:
    - Sen Mustafa Kemal'i öldürecekmişsin, öyle mi?
    - Evet, dedi. Ben yine sordum:
    - Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?
    - Fena bir adammış o. Memlekete çok fenalık yapmış. Sonra bize onu öldürmek için para da vereceklerdi.
    - Sen Mustafa Kemal'i tanıyor musun?
    - Hayır.
    - O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin?
    - Geçerken işaret edecekler, Mustafa Kemal işte budur, diyeceklerdi. Biz de öldürecektik.
    O zaman cebimdeki tabancayı çıkararak kendisine uzattım:
    - Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayı, öldür, dedim.

    Herif benden bu karşılığı alınca yıldırımla vurulmuş gibi oldu. Bir süre şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra diz üstü kapanarak hüngür hüngür ağlamaya başladı.

    Yahya Galip KARGI

    Kaynak: Yücel Dergisi, 1948

    ASKERLE GÜREŞ

    Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:
    - Sen güreş bilir misin?

    Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.

    Ceketini çıkarıp Mehmet'e ense tuttu:
    - Haydi, bir de benimle güreş!

    Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata'sının yüzüne hayranlıkla baktı:
    - "Atam," dedi. "Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?"

    Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.

    Tahsin UZER

    Kaynak: Millet Dergisi, 1946



    ABDÜLHAMİD

    1937 yılında idi. Yaz aylarından biri. Doğrudan doğruya kendi kontrolündeki bir gazetede "Makedonya" adlı bir eserim tefrika ediliyordu. Bir akşam üstü Başyaver Celâl (Üner) Bey beni telefonla aradı. Dolmabahçe Sarayı'na davet edildim. Ve Saraya gidince de, hemen hiç bekletilmeden, üst kata çıkarıldım. Bir kapı açıldı, kendimi Büyük Adamın karşısında buldum. Saygılarımı bildirince, belli bir iki nezaket cümlesi ile beni okşadı. Sonra:
    - Yazını okuyorum, dedi. Hürriyetin ilân edildiği zaman küçük bir çocuk olman lâzım. Fakat kutlarım, o günleri iyi canlandırıyorsun. Yalnız Abdülhamid'i hiç sevmediğin belli.

    Biraz durdu. Elindeki bir renkli kalemi, önünde açık duran kalın ciltli bir Fransızca
    kitaba dikine vurarak düşünür gibi oldu. Ben susuyordum. Bu hal bir iki dakika devam etti. Sonra birdenbire şu sözler çıktı ağzından:
    - Sevme Abdülhamid'i! Yine de sevme! Fakat sakın anısına hakaret edeyim deme. Senin kuşağın biraz daha ölçülü kararlar vermeye alışmalı. Bak çocuk! Kişisel kanımı kısaca söyleyeyim: Tecrübe göstermiştir ki, toprakları üstünde yaşayan insanların çoğunun durumu kuşkulu ve sınırları yalnız düşmanlarla çevrili bir büyük devlette, Abdülhamid'in yönetimi büyük hoşgörüdür. Hele bu yönetim on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında uygulanmış olursa...

    Bunun üzerine ayrılmama müsaade buyurmuşlardı. Saygılarımı tekrarlayarak huzurundan uzaklaştım.

    Nizamettin Nazif TEPEDELENLİOĞLU

    Kaynak: Hürriyet Gazetesi, 31.07.1958
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 15:00) değiştirildi.

  9. #9
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

    Ey Türk Gençliği!
    Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
    Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


    Mustafa Kemal Atatürk
    20 Ekim 1927
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 15:27) değiştirildi.

  10. #10
    Üye OVERKILL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıt Tarihi
    28.10.2009
    Konum
    Protesto Ediyor...
    Mesajlar
    206

    Varsayılan

    Atatürk Köşesi'nde Paylaşım Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Paylaşımlarınızı yaparken dikkat etmenizi rica ettiğim hususlar:

    1-) Atatürk'ün manevi kişiliğine karşı suç işleyecek biçimde yorum yapmayınız.
    2-) Atatürk ile ilgili anı, şiir, metin vb. paylaşımlar haricinde yorum yapmayınız, olumlu/olumsuz eleştirilerinizi kontrol altında tutarak konunun önüne geçmesini engelleyiniz.
    3-) Atatürk ile ilgili paylaştığınız metinlerin içeriğinin kurallara uygun olmasına dikkat ediniz.
    4-) Konu sınırlarında tartışma yapmayınız.
    5-) Yaptığınız paylaşımların bir estetik düzende olmasını sağlayınız. Mümkünse yazıları düzenleyiniz.

    Yaptığınız paylaşımları dizine ekletmek için özel mesaj atınız.

    Paylaşımlarınızı ve Resimlerinizi Grubumuza Daha Kolay Ekleyebilirsiniz.
    Gruba Herkes Katılabilir:
    Mustafa Kemal Atatürk Grubu
    OVERKILL tarafından (28-10-2009 Saat 18:45) değiştirildi.

Toplam 6 Sayfadan Sayfa 1 123 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Fıkra köşesi
    By partizane.. in forum Oyunla İlgisiz
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 09-01-2016, 11:41
  2. Fotoğraf Köşesi
    By rchrdskjmr in forum Travian harici çalışmalar
    Cevaplar: 286
    Son Mesaj: 17-09-2013, 01:21
  3. Komik şiirler köşesi..
    By Seroo in forum Yazın
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 04-08-2010, 20:41
  4. Forumun En Sevdiğiniz Köşesi
    By runiy06 in forum Oyunla İlgisiz
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 03-08-2010, 20:06
  5. Madalya Köşesi
    By HAFATÜ in forum Oyun Jargonu
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 13-05-2010, 19:25

Yetkileriniz

  • Yeni konular gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •