PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Her Gün Beğendiğimiz Bir Şiiri/Düzyazıyı Paylaşalım.



Sayfa : [1] 2 3 4 5 6 7 8

mustafa29
26-10-2009, 21:09
Bugün bedende başka ruhumda başka bir hüzün ,ifade edemiyorum.İyiki varsın ey gönlümün dile, kalbimin sesi şiir sen tercuman ol acıyan ruhuma şimdi.



Bu bölümde bu gününüzü ifade eden sizi anlatan başkalarına ait şiirleri paylaşalım.Alıntı olan eserler bu bölümde toplanacaktır.Bu hem yazar olmak isteyen arkadaşlarımızı daha iyi araştırabilmek hem de yazın bölümünde düzen sağlayabilmek için açılmıştır.


Şiirler forum kurallarına aykırı olmamalı.
Eserlerin sahibinin ismi biliniyorsa mutlaka yazınız alıntı deyip geçiştirmeyin.



Dilerimki sizi bugün anlatan şiir acı ve hüzün dolu olmasın.Mutluluk teması hem şiirde hem de hayatınıza olsun.



Atiii&Mustafa29

Yasmin
11-11-2009, 12:34
De gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
İstanbul darmadağın olacak,
Saçlarım darmadağın.
Hepsi, darmadağın!
Üzülme gülüm!
Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız,
Yürüyeceğiz de gülüm
Hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!

De gülüm! De ki: bitmiştir umut,
Bitmiştir sevgi, bitmiştir güven!
Güven bana gülüm!
Sana bitmemişliği öğretecek,
Tattıracaktır hasretten ten değiştiren yüzüm!

Göreceksin gülüm! Bekle!
Hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
Hainlere, ezilmelere alışacak..
Göreceksin -sevinçten ağlayacaksın gülüm- ki
İşte o vakit bana -doğrudur!-
Şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!

Bak! Şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
Sokaklar var, kediler!
İnan bana gülüm, ölüm yok bir tek!
Ölüm yok bize!
Ölüm inananlar için
Sessizce kara kaplı kitaplardan çıkartılacak..
Göreceksin gülüm! Bekle!
Göreceksin!
Artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve
Hiçbirimiz bu dünyada,
Yapayalnız, umarsız kalmayacak!


K.İSKENDER

GÖKKUŞAĞI
11-11-2009, 12:41
De gülüm! Ne olur de..
Yada dur! Vazgeçtim hiçbir şey deme..

GÜNDOĞDU
11-11-2009, 12:48
De gülüm ne olur de. Bir kerede seni seviyorumde :(

Seoder
12-11-2009, 12:49
Ölünün Odası

Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş.
Süt beyaz duvarlarda çivilerin gölgesi;
Artık ne bir çıtırdı, nede bir ayak sesi....
Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü;
Üstü boynuna kadar bir çarşafla örtülü.
Bezin üstünde ayak parmaklarının izi;
Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
Son nefesle göğsü boş, eli boş uzanmış yana;
Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahzap tavana.
Sarkık dudaklarının ucunda bir iz var;
Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir an kadar.
Sarkık dudaklarında sılı titrek bir an;
Belliki birden bire gitmis çarpınamadan.
Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm..
Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm....

Necip Fazıl Kısakürek

galveniz
12-11-2009, 12:59
saygılar üstada.....

unal
12-11-2009, 16:37
Saygılar üstad

mustafa29
27-11-2009, 09:22
Ben seni bir okyanusun derinliginde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci
Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde
Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da
Beni sardigi bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye degil
Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini
Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim
Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin
Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun
Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda
Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim
Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramizdaki kilometreler nasil çoksa
Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan atesin ileZihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken
Kalbimin yanip tutustugu anlarda
Gelip o bu atesi alevlendirerek
Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum.
Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum.
Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten degil;
dostlugunu suiistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum

ÇÜNKÜ; BEN ILK DEFA SEVIYORUM

Attila İlhan

S@qoP@ K@jMéR
27-11-2009, 09:49
Wala ne deyim :( tam bnlik..

Son Sultan
25-12-2009, 11:31
Deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor
Sular kayalıklarda nurdan izler işliyor,
Engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı..
Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı.

Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya
Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya
Bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor
Durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor

Yakın olayım diye bu gökten gelen ize
Öyle eğilmişim ki kayalardan denize
Alnımdan düşen saçlar yorulmuş suya değdi
Baktım geniş ufuklar başımın üstündeydi

Bilemem nasıl oldu geldi ki öyle bir an
Yenilmez bir haz duyup denize atılmaktan
Kurtulmak ne kolaymış faniliğimden dedim
Doğruldum atılırken bir dakika titredim



Bir dakika sonsuzluk doldu taştı gönlümden
Bir dakika bir ömrü kurtarmıştı ölümden.


Nazım Hikmet Ran

~Sh*o_o*ter.!
25-12-2009, 16:32
Çok güzel.. Teşekkürler..Nazım Hikmet'i sevmeyen ölsün:p

Son Sultan
25-12-2009, 18:09
Çok güzel.. Teşekkürler..Nazım Hikmet'i sevmeyen ölsün:p
Hehe :)

Yorum için teşekkürler.

mega07
26-12-2009, 12:24
'Yıkın Heykellerimi'




* * *




"Ey milletim,
Ben, Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
Kurusun damağım, dilim.
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...




*




Özgürlük hâlâ,
En yüce değer
Değilse eğer...
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...




*




Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...




*




Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.

Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...




*




Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hâlâ medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...




*




Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...

Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek...
Diyorsanız ki, okumasın Kadınımız, kızımız;

Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...




*




Fazla geldiyse size,
Hürriyet, Cumhuriyet...
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın...
Hâlâ önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın...
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
RAHAT BIRAKIN BENİ..."

S. Apaydın

manisali
13-01-2010, 23:36
Ayrılık Sevdaya Dahil
Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
En gorkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
Onu cok ariyorum onu cok ariyorum
Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim dusuyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gulumser
Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
Hic bir ani tek basina yasayamazlar
Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
Telasli karanlikta yumusak yarasalar
Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu
Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
Yansimalar tutmus butun sahili
Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var
Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
Cunku ayriliklar da sevdaya dahil
Cunku ayrilanlar hala sevgili
Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik
Hava agir toprak agir yaprak agir
Su tozlari yagiyor ustumuze
Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir
Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
Karanlik coktu denize
Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice
Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak
Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina
Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle
Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz
Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz
Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi
Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi
Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ

Atilla İLHAN

Ebru
13-01-2010, 23:39
(: (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=24&highlight=%FEairler)

Paylaşım için teşekkürler yinede...

çalıkuşu
13-01-2010, 23:51
paylaşım için teşekkürler...

manisali
13-01-2010, 23:59
paylaşım için teşekkürler...
saol abla....

Kılıç91
14-01-2010, 00:42
güzel paylaşım:cool:

Krauser
14-01-2010, 00:49
saol abla....

Afedersin, burada sadece çalıkuşu mu var?

Paylaşım için teşekkürler...

manisali
14-01-2010, 17:10
Afedersin, burada sadece çalıkuşu mu var?

Paylaşım için teşekkürler...
teşekkürler



Beğendiğimiz Şiirleri Burada Paylaşalım (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=24)Başlıkta Devam Edelim.
bann yemiş birisinin konusundan devam etmem karakter meselesi


(: (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=24&highlight=%FEairler)

Paylaşım için teşekkürler yinede...
aynen dediğim gibi bann yiyen birinin konusuna yazmam

_SeLiNnAz_
15-01-2010, 11:25
Sağı Özlem Solu Özlem


Tende canın, canda tenin
Sağı özlem, solu özlem
Aşk yolunda ruh bedenin
Dağı özlem, yolu özlem

Pervanedir kalp canana
Uçar ona yana yana
Gözlerimden yâr bak ona
Koru özlem, külü özlem

Özlem dolu içim dışım
Yokluğunda bil berduşum
Firkatinle tutuşmuşum
Narı özlem, hali özlem

Göremezsem nurlu yüzün
Benliğimi kaplar hüzün
Ayrı geçen ömrümüzün
Günü özlem, yılı özlem

Kandım aşka, ziyan akla
Narı başka tadı ekstra
Sevgin kalbimde orkestra
Sazı özlem, teli özlem

Kirpik süsümü silmeden
Yıllar yılı kesilmeden
Yüreğimde eksilmeden
Sarsın Delibal’ı özlem

Celil Çınkır....

Ridwone
15-01-2010, 11:39
cok gusel bı paylasım özlem özlem özlem.....:(

ömürr
15-01-2010, 11:42
cok gusel bı paylasım özlem özlem özlem.....:(

özlem güzel bi duygu..:)
paylaşımın için teşekkürler gerçekten güzel bir şiir...

_SeLiNnAz_
15-01-2010, 11:42
Teşekkür ederim.....

Çokmu dertliydin canım arkadaşım ?

_SeLiNnAz_
15-01-2010, 11:44
özlem güzel bi duygu..:)
paylaşımın için teşekkürler gerçekten güzel bir şiir...

Teşekkür ederim arkadaşım.....

mr.berkan
15-01-2010, 13:14
güzel paylaşım

_SeLiNnAz_
15-01-2010, 14:23
Teşekkür ederim :)

koyUmavİ
15-01-2010, 20:12
çok güzel bi şiirmiş gerçekten

SeAnBoSWeLL
15-01-2010, 22:41
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı...
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle...
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan gözpınarlarında...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere...
İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum...
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni...
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını...
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz...
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?

Muammer Erkul

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 15:39
Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.


Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin


Başını yastıklara koyunca.
Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor


Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor


Yollar, ya da anılar boyunca.
Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.


Behçet NECATİGİL

KARAZALİM
16-01-2010, 15:46
çok güzel gerçekten

mr.berkan
16-01-2010, 16:39
güzel paylaşım sağol

krisko
16-01-2010, 19:46
BAZEN

Bazen ...

Nefes almak değildir , yaşamak...

O'nunla gülüp, O'nunla ağlamaktır...

Sarı -Kırmızı olmaktır , her an O'nu solurcasına...

*

Bazen ...

Özgürlük , çimlerde koşmak değildir...

Sevdası uğruna prangaya vurulmaktır...

Hep O'na tutuklu kalmışcasına...

*

Bazen ...

Başarı ... Para , Kupa kazanmak değildir...

İnsanların yüreğine dağlanmaktır ...

Damarında , kanında yaşarcasına ...

*

Bazen ...

İmparatorluk , ülkeleri ele geçirmek değildir...

Bir Meşin yuvarlakla , Yürekleri fethetmektir...

Sınır tanımadan hüküm kurmaktır , Milyonlarcasına...

*

Bazen...

ASLAN , bir hayvan değildir...

Bir Simge , bir Semboldür ...Tarifsiz güçtür ...

Ruhundaki asalete yazılmışcasına...

*

Bazen ...

Cehennem...Öbür dünya değildir...

Taraftarla coşmuş , SAMİYEN'dir ...

Alev alev yanarcasına...

*

Bazen ...

İmkansız ...Olmaz değildir...

7 kişi 7 Sıfır yenmek , Ağları delmek , Şampiyonluktur Milenyumda ...

Hayalleri gerçek yapmaktır...Sahaya her çıktığında...

*

Bazen ...

KRAL olmak , Taç giymek değildir...

Soyunu sevgiden , Ünvanı halktan almaktır...

Her doğan bebenin METİN olmasıdır...

Kuşaktan kuşağa akarcasına...

*

Bazen ...

VEFA...Semt adı değildir..

14 yıl kan kusup , ölümüne arkasında durmaktır...

Her şartta , yıkılmaz bir duvarcasına...

*

Bazen ...

Tarih, tozlu bir sayfa değildir...

Gerçektir , yaşamdır....1905'te doğup Ciltlere sığmamaktır...

Destanların değişmez yazarı olurcasına...

*

Bazen ...

GÜÇ , bir sıfat değildir...

Evsiz barksız , beş parasız , en zorda , tüm dünyayı ayağa kaldırmaktır...

Üstünde sade bir parçalı formayla ; kolaycasına...

*

Bazen ...

Cesaret , Korkuyu yenmek değildir...

Onbinlerce rakibin arasından geçip, kalesine Bayrağı dikmektir...

Tek başına...Kimse yokmuşcasına...

*

Bazen ...

Sevgi...Anne , Baba , Eş , dost değildir...

Onlardan ötedir...Tutkudur Renklere , Armaya ...

Ayrılmaz parçanmışcasına...

*

Bazen ...

Hayat herşey değildir...

Ama herşey bana GALATASARAY'dır...


Alıntıdır...

nLçC
16-01-2010, 19:49
Çok güzel teşekkürler (:

krisko
16-01-2010, 19:50
Çok güzel teşekkürler (:



Ben teşekkür ederimBeğendiğinize sevindim


Bu bana bir hakaretmiydi acaba?:confused:


Senin adın Kral, onun dedği KRAL...



çok saçma bir cümle :D ne alaka sanki kralsın :D


bu arada şiir çok güzel

Tesekkürler

http://forum.travian.com.tr/images/travian/editor/smilie.gif (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=11285#)Galatasarayhttp://forum.travian.com.tr/images/travian/editor/smilie.gif (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=11285#)Ruhumuz, Tek ucumuzhttp://forum.travian.com.tr/images/travian/editor/smilie.gif (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=11285#)


yine yazcak bi yorum buldun, helal olsun:D

Galatasaraylı olmasamda şiiri sevdim:)


bi de adamı okurken dinleyeceksin.

Böyle bir okuma olamaz




Adam süper okuyo ya.Ama 4 dk falan okuyoya tamam teşekkürlerde nie alıntı yapıyonuz.Alan kirliliği oluyo.

Bir daha yapmayın ütfen.

Tesekkürler Tekrar...


Emege saygı

+ repini hakettin


Teşekkürler


Paylaşım için çok teşekkürler :)
Bir Galataraylı olarak şiiri çoook beğendim .


Bende Yorum İçin Teşekkür EderimYani Teşekkürler

ben teşekkür ederim.

Siz daha harikasınız..

KraL
16-01-2010, 19:50
Hehehehe.

İyi denk gelmiş.

Bana sorma yazara sor :D

:) Şaka bir yana güzel şiirmiş.Hele birde Galatasaray'lı biri okuyunca...

Solaris93
16-01-2010, 19:52
Bu bana bir hakaretmiydi acaba?:confused:



çok saçma bir cümle :D ne alaka sanki kralsın :D


bu arada şiir çok güzel

mr.berkan
16-01-2010, 20:10
benim için iyi deil çünkü esesliyim

semihchelik
16-01-2010, 20:22
Galatasaraylı olmasamda şiiri sevdim:)

gordonluyuz
16-01-2010, 21:02
harikaa!!!!

s10lu
16-01-2010, 21:33
Emege saygı




+ repini hakettin

Ebru
16-01-2010, 21:40
Paylaşım için çok teşekkürler :)
Bir Galataraylı olarak şiiri çoook beğendim .

Altay
16-01-2010, 21:43
Tarih 1914'tü. Yada 1914 bir tarih yaratmıştı...


http://www.yukselkisenkararsinay.org/images/haberler/eski_altay_1.jpg

Anlatması zor bir sevda
Sus, dinle bak senin için çarpıyor kalbim.
Dört bir yanımı sarmışsın,
Girdabında yaşıyorum...
Kim anlayabilir beni?
Bizi?
Sevgimizi?..
Kim anlatabilir?
Bir dilin sahip olduğu sözcükler yeter mi buna?
Hangi büyülü notalar bir araya gelse çalabilir ki seni?
Mutluluğun resmi yapılırdı belki ama,
Hangi renk anlatırdı ki seni?
Simsiyah karanlıklarda Bembeyaz aydınlıkları umut etmeyi öğrendim sende
İnanmayı öğrendim.
İnandığım yolda inatla, azimle, yılmadan, vazgeçmeden yürümeyi öğrendim.
Şerefin, onurun gerçek anlamını öğrendim sende
Kupa kaybetmek pahasına,
Küme düşmek pahasına,
Şampiyon olamamak, çıkmamak, çıkarılmamak pahasına
Ödün vermemeyi gördüm...
Ve "Büyük"lüğünü gördüm.
Düzenin parçası olmayıp, tertemiz direnişini gördüm...

Bugün bir yıl daha büyüdün ve bin kat daha arttı sevdan
Peşindeyiz Altay'ım, öğrettiğin gibi
Umutla
İnançla
İnatla
Ve asla vazgeçmeden...
İyi ki doğdun Büyük sevdam.


^^Alıntı-Yüksel ki Sen Kararsın Ay^^

Potter
16-01-2010, 21:44
Ne Güzel Paylaşım:o

Teşekkürler

Aşil
16-01-2010, 21:48
Çok küçük yazmışsın okuyamıyorum.

Altay
16-01-2010, 21:50
Çok küçük yazmışsın okuyamıyorum.

Nasıl yani ?

Yazılar okunacak boyutta.

Potter,

Rica ederim.

FuRkaNn^^,

???

Aşil
16-01-2010, 21:54
Nasıl yani ?

Yazılar okunacak boyutta.



Yok, olmuyor. Okuyamıyorum. :(

Ebru
16-01-2010, 21:58
Güzel paylaşım:rolleyes:

:D

devilman
16-01-2010, 22:14
çok güzel olmuş

gerçi bütün forumu okuyorum mesajlarım çoğalsın diye ama

olmuyo oyüzden böyle

yazıyorum belki fazla yer

kaplıyo ama olsun zaten son yazışım

...AtakaN...
16-01-2010, 22:49
Sayın krisko paylaşım için teşekkürler ancak bu herkese teşekkür etme merakını çözemedim...Lütfen bir kerede teşekkürlerinizi iletiniz. Gereksiz mesajlar tarafımdan silinmiştir.

krisko
16-01-2010, 22:53
Sayın krisko paylaşım için teşekkürler ancak bu herkese teşekkür etme merakını çözemedim...Lütfen bir kerede teşekkürlerinizi iletiniz. Gereksiz mesajlar tarafımdan silinmiştir.


Tamam.Size de tesekkür edeyim başka etmeyeyim :)

Özür Dilerim

İyi Aksamlar

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 22:55
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.




Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.




Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
Ihlamur çiçek açtığı zaman.




Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine değdi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.




Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
Oniki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
Ihlamur çiçek açtığı zaman.




Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadim Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.




Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
Ben, güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben, sana uğramadan
Kavlime sadıkım, sadıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben, sana çiçeklerle geleceğim
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahattin KARAKOÇ

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 22:58
Ne güzel şey; SENİ SEVİYORUM demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece-gündüz
Her saniye
SENİ SEVİYORUM!
SENİ SEVİYORUM!
SEVİYORUM SENİ!
Diyebilmek ne güzel...
Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM!
Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM!
Daha bir güzelleştim son günlerde,
Gözlerimin içi parlıyor,
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden,
Sokaklarda koşar adım yürümek,
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
SİZİ de SEVİYORUM!

Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları.
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM!
Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı...
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
Türkülerini memleketin,
feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
SENİ SEVİYORUM!
İyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!
Şebnem Kısaparmak


Arkadaşlar şunu belirtmek isterim ki tüm şiirlerim alıntıdır.Ayrıca hepsi forumda arama yapılarak koyulmuştur.

felicita
16-01-2010, 23:00
bende seviyorum sevmek ne güzel şeyyy

teşekkürler paylaşımın için :)

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 23:11
EĞER



O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiç bir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp,
göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namuzsuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında
bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde
"Onca ayrılığın birinci dereceden failidir." denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde
amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya, canım ellerini tutmak isterse...
Evet sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
Kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
Mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa
tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!


Can Yücel.

Solaris93
16-01-2010, 23:12
bence çok güzel başlığıda çok beyendim

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 23:14
BÖCEKLE KIRÇİÇEĞİNİN SEVDASI
Bir böcek sevdi bir kır çiçeğini...
Uzun zaman uçmadı dalından.
Kırçiçeğide almıştı aynı hazzı bu aşktan.
Dedi ki, "beni de götür kanatlarında"
Böcek; "Koparsan yarına çıkamazsın."dedi...
Dedi. Ama ayrılmakta istemedi.

Bir günlük ömrü,
Kana kana yaşamalıydı kırçiçeği
Razıydı bir günlük ömre...
"Kopar beni" dedi.
"Bir gün de kalsa ömrüm"
"Seninle olayım, seninle solayım"
Çiğdem SEZEN


Şimdiye kadar okuduğum en güzel şiirlerden biri.Kısa ama müthiş.

Solaris93
16-01-2010, 23:15
en güzel kelimelerden birini tercüme etmişsin güzel payalaşım

...AtakaN...
16-01-2010, 23:16
Teşekkürler.

Mesajları silinen arkadaşlarda umarım anlamışlardır çünkü bir daha tekrar etmiyicem...Burası post kasma yeri değil ;)

efetürker
16-01-2010, 23:18
çok güzel bir şiir gerçekten
teşekkürler paylaşımın için

Solaris93
16-01-2010, 23:18
Teşekkürler.

Mesajları silinen arkadaşlarda umarım anlamışlardır çünkü bir daha tekrar etmiyicem...Burası post kasma yeri değil ;)



doğru sölüyorsunuz bence artık burasıda oyunla ilgisiz konusu gibi post kasılmasın olmasın burdada le bir özellik ayrıca şiir çko güzel

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 23:20
doğru sölüyorsunuz bence artık burasıda oyunla ilgisiz konusu gibi mesaj kasılmasın olmasın burdada öyle bir özellik ayrıca şiir çok güzel
Teşekkürler yorum için.Yanlışlar vardı düzelttim ^^

SeAnBoSWeLL
16-01-2010, 23:24
http://resimler.balca.net/resimab/ivirzivir/siir10170-isim.gif

Gün battı
Çoktan açtı gece sefaları
hasret bahçesinin
Kuşlar çoktan döndü yuvalarına
Sulara selam veriyor
akşamın hüznü
Yağmurlar geldi ellerinde güllerle,
Gelincikler geldi kapıma,
kan rengi karanfiller geldi
Sen gelmedin…
http://resimler.balca.net/resimab/ivirzivir/siir10170-kalp.gif
Yelda gecelerde,
Hercai menekşeler ortağı oldu düşlerimin
Uzun bir türküyle düştü
yalnızlığıma martılar
Ayın sevdası geldi
gelinlik göçmen bir kızın
yarım kalmış bohçasıyla
Kayan bir yıldızın gözyaşı geldi,
elemi geldi,
yası geldi;
Sen gelmedin…
http://resimler.balca.net/resimab/ivirzivir/siir10170-kalp.gif
Ümit kayığında
kürek mahkumuydu hayallerim
Sabahları önce resmin girdi bütün odalarıma
Saçlarındı gölgesi mahzun ikindilerimin
Adın yazılı kaldı sokaklarında gönül şehrimin
Söndü hasret rüzgârından,
vuslatın yanan mumu
Erguvanlar geri geldi
yaz ortasında,
Erken sonbaharlarda
sardunyalar geldi,
Sen gelmedin…
http://resimler.balca.net/resimab/ivirzivir/siir10170-kalp.gif
Kırık bir vazoda bıraktın can elmasımı
Geceler geldi,
gündüzler geldi,
türküler geldi,
gemiler geldi,
son trenler geldi,
Sen gelmedin…

Mustafa Hatipler

Bu sefer resimde koyayım dedim :)

Altay
17-01-2010, 12:40
Okuyup, yorumladığınız için teşekkürler. (:

mustafa29
17-01-2010, 13:56
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:5oveg1m-JiRGkM:http://img2.blogcu.com/images/a/s/0/as06

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek...

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece ve güne
Altın bilezikler o kokulu ten

Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller


Sezai KARAKOÇ

KıSaLTMa ℗
17-01-2010, 13:57
Sensizlik çok acı
Sensizlik öğle acı veriyor ki bana
Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara
Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte
Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma
Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı
Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı
Bense kıymetini bilemedim belki de
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha.
Onun sadece sende olduğunu anlasana
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana.
Bir kez daha benim yanımda olsana.

Gönderen:Meryem Burma yazıyordu.Gerçek yazarımı bilmem ama.

Sanmaki unuttum gözlerini
Hasreti yenmeyi basaramadim
Gözlerim her yerde seni ariyor
Yokluguna hala alisamadim
Bilirim mutlusun kendi dunyanda
Bir baska güzel var simdi rüyanda
Gözümden sözümden uzak olsanda
Yokluguna hala alisamadim
Unuttum desemde sözlerim hep yalan
Düslerde yasarim ben seni inan
Ne olur yanimda olsaydin su an
Yokluguna hala alisamadim
Alisamadim gözlerinden uzak durmaya
Alisamadim senden uzakta olmaya
Alisamadim hasretinle yalniz kalmaya
Alisamadim gülüm alisamadim

Hilal Atar

Genç Aşık
17-01-2010, 14:05
O Rüzgâr

Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan!
Gür bir imanla damarlarda ateşten bir kan
Birleşip böyle diyorlardı, derin bir sesle,
Yeri fethetmek için gelmiş o fâtih nesle.

Böyle bir dersi alan rûha vatan dar görünür;
Dâimâ başka sefer, başka ufuklar görünür.
O nesil duymuş akın zevkini rüzgârda bile;
Bu duyuş varmış akınlardaki atlarda bile.

Bilmemiş var mı geniş yeryüzünün serhaddi,
Yıkmış ufkunda durup karşı koyan her seddi,
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına.

YAHYA KEMAL BEYATLI

HANUKA
17-01-2010, 15:45
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm,cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm,pes etmeyi de


Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım,hem güldüm halime


Sonra dedim ki;"söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin
Uçmayi seviyorsan düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredersin


Öyle bir hayat yaşadım ki,son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan,anladım

[Alıntı...]

NdaLL
17-01-2010, 20:15
Ama En Önce ve İlla Ki Sağlık Olsun!


Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...


Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,


Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.


Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de
Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...


Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?


Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
yüzünde güller açtıracak.


Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
vazife yapar gibi hiç değil,


Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..


Hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!


Can Yücel

krisko
17-01-2010, 20:45
Tiyatro
Meşakkatli hayatta, dramlı bir perdeden,
Senaryosu yazılmış, en baştaki roldeyim...
Süzülüp geçiyorken, çile yüklü haddeden,
İnceldikçe tel gibi, kopacak bir haldeyim...

Sahne dışı ne varsa, kırılıyor handeden,
Kader çizmiş oynarım, en aşağı raddeden,
Her sevgi geçiriyor, yüreğimi rendeden,
Sürüldükçe ufalır, kadir bilmez eldeyim...

Tek kişilik bir oyun, figüranı maddeden,
Yorulsan da kaçış yok, öngörülen uhdeden,
Seyircisi habersiz, vurulduğum kündeden,
Sol yanım sılasında, kendim gurbet eldeyim...

Metin Yıldırım

krisko
17-01-2010, 20:47
Yazın&Düşün Sorumlusundan ALINTI

Alıntı olan eserler bu bölümde toplanacaktır.

Kendimiz yazsak olmazmı???

NdaLL
17-01-2010, 20:50
Kendimiz yazsak olmazmı???
onu konu olarak açarsın :)

chucky103
17-01-2010, 20:50
ARTIK VAKİT GELDİ GÖMLEĞİ

"Artık vakit geldi! Gömleği
giydirelim, ha, ne dersin?"

Deniz'in ardında bıraktığı geçmiş
Hüseyin'in inancı
Yusuf'un aslanı
"ve bir gün mutlaka"
Hepsi o!

Yusuf'un ardında bıraktığı aslan
Deniz'in geçmişi
Hüseyin'in inancı
"baba, her biri oğlun sayılır"
Hepsi o!

Hüseyin'in ardında bıraktığı inan
Deniz'in geçmişi
Yusuf'un aslanı
"ben şimdi savaşmasam,
ilerde kimse..."
Hepsi o!

Artlarında bıraktıkları
Ben sen o biz siz onlar
Yaşayan
Yok kimse başka
Yok kimse artık

-Duydum Deniz'in sesini:
"Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili"

Yanıtladım ben de:
"Türkiye'nin üç tarafı..."
Hepsi o!





http://siir.gen.tr/images/wfs.jpg (http://siir.gen.tr/savas_karsiti_siirler.htm)
alıntıdır

rapcimnyk
17-01-2010, 20:59
Öğretmenim canım benim, canım benim.
Seni ben çok, pek çok severim
Sen bir ana, sen bir baba
Her şey oldun artık bana
Okut, öğret ve nihayet,
Yurda yarar bir insan et.

Öğretmenim canım benim, canım benim.
Seni ben çok, pek çok severim
Sen bir ana, sen bir baba
Her şey oldun artık bana
Okut, öğret ve nihayet,
Yurda yarar bir insan et.

:D:D:D
alıntı.

king-toro
17-01-2010, 21:01
1000 yıllık şarkı:D ama ben sadece 2 cümlesini biliyordum ginede güzel paylaşım:rolleyes:

SeAnBoSWeLL
17-01-2010, 21:35
Hüzünlerdi Dökülen...

Yorgun kanatlarınla bir akşam üstü
Özlem bulutlarından süzülüver içime.
Sen gideli menekşeler bahara küstü,
Ne gün doğdu, ne yıldız gülümsedi geceme.


Dalında kurudu ümidin goncaları
Sevdaya alkış tutan elleri kader kırdı.
Bir türlü bulamadım o dörtlü yoncaları
Aşkın mutlulukları; çözülmeyen bir sırdı.


Şarkılar, hep tek yanlı aşklar için ağladı.
Hüzünlerdi dökülen tamburların telinden
Gönül mangalında ateşler kül bağladı
Sağlam bentler yıkıldı ihanetin selinden.


Çalmadın bir daha gönül kapısını,
Gülmedin sabahıma pembe şafaklar gibi.
Bir kenara fırlattın aşkımın tapusunu
Yüreğime saplandın keskin bıçaklar gibi...


İlhan Geçer

nLçC
17-01-2010, 22:16
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?


Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor Hugo

IRAQ
17-01-2010, 22:20
İlk okudugumda da çok hoşuma gitmişti..Şimdide çok güzel..

.:ÇaTLaK:.
17-01-2010, 22:20
Çok güzel bir şiir...

Tekrar okumak iyi oldu. Teşekkürler :)

CnR_yLmZ
17-01-2010, 22:22
msj olarak çok atılmştı bana:)

nLçC
17-01-2010, 22:35
İlk okudugumda da çok hoşuma gitmişti..Şimdide çok güzel..


Çok güzel bir şiir...

Tekrar okumak iyi oldu. Teşekkürler :)
Sağolun yorumlar için..

alperen k.
18-01-2010, 01:03
1000 yıllık şarkı:D ama ben sadece 2 cümlesini biliyordum ginede güzel paylaşım:rolleyes:
Taş devrinden kalma sıkıcı bir şiir şarkı değil;)

Aşil
18-01-2010, 01:04
1000 yıllık şarkı:D ama ben sadece 2 cümlesini biliyordum ginede güzel paylaşım:rolleyes:
Mağaradan ne zaman çıktın?

Halil ibrahim
18-01-2010, 03:00
Sen gittin evimin adresi, kapımın zili gitti
Sen gittin sazımin teli, kuşumun dili gitti
yangınlar düştü yüreğime, ıssızlaştı şehir
sokaklara hüzün yağdı, gözlerime yağmur
kapandı üstüme kapılar, ben kapandım içime
günlerce haftalarca ağladım
kırık bir ağaç dalında,öksüz bir kuş gibi kaldım

Sen gittin
hazanlar başladı ömrümde
yaprağa duran ağaçlarım gitti
umutlarım gitti, baharlarım
tutam tutam saçlarım gitti
dudağımda şarkılar yarım kaldı
bardağımda rakılar

Sen gittin
yüreğimde kanayan şiirler
masamda sigara izmaritleri kaldı
ben kaldım öyle tesellisiz ortalarda
birde yıkıntım


Sen gittin
Şiirlerim öksüz kaldı
kalemlerim, defterlerim
ellerim, gözlerim, kirpiklerim
yüreğimde kalkıp giden gemilerim
dillerim öksüz kaldı
ne varsa dağıldı geride kalan
çöl oldu şiiristanım
hayalim, düşistanım

Sen gittin
kemanım yayım, güneşim ayım
mutluluk payım gitti
kara bulutlar çöktü üzerime
bir ben kaldım öyle boynu bükük ortalarda
yastığımda yağmur hıçkırıkları bir de
ve yüreğime batan cam kırıkları her gece

Sen gittin
sustu kalbimin bülbülü
bahçemin gülü soldu
yoldu bağrımı yokluğun

Sen gittin
ağzımın tadı
mutluluğumun adı gitti
yaslı yaşım, gamlı başım
zehir aşım, otuz yaşım kaldı

Sen gitin
hayalim düşüm
sevincim gülüşüm
servetim işim gitti

Sen gittin
özlemin yüreğimde
yokluğun kirpiğimde çoğaldı
sen gittin umudum gitti
gururum gitti
her gece oturup ağladım
ıslandı ekmeğime karıştı korkunç acı
gülmek nedir unuttum gitti

gittin ömrüm insafsız ayaklarına toprak oldu
kavruldu bahçelerim çiçeklerim soldu
acılarım içimde fışkıran kan,
gönlüm rüzgarlarda savrulan yaprak oldu

Sen gittin
çakıl taşlarım
yürekvuruşlarım
sevgikuşlarım gitti
yaralı bir ceylanın bakışında yaralı kaldım
her yerde izimi sürüyor avcılar

gittin işte o gidiş gittin, bir daha dönmedin geri
yarısı sende kaldı kalbimim, yarısı bende ezgili
ardında kara bulutlar, kara günler
ve her gece soğuk ölümler kaldı
hasretin kaldı birde
ben kaldım öyle deli, öyle divane ortalarda
ah seher yeli

sen gittin ben bittim masal bitti

alıntıdır

CaiCaiPai
18-01-2010, 14:05
Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Can yücel

**************
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum
ORHAN VELİ KANIK

*************

BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl KISAKÜREK

****************
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor Hugo

******************

Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim.

Özdemir Asaf
********

LAVINIA
Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar,
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.
Özdemir asaf
************
Biri vardı, o ilk ağlamayı bulup
Herkesi güldüren
Sonra bunu unutup
Ağlarcasına gülen
Özdemir ASAF
*******************
********


OKumanızı tavsiye ederim *)

CaiCaiPai
18-01-2010, 14:09
KALAN
Bir şey kaldı gecelerden birinde
Senden.
Öncesinde bilinmemiş birşey,
Silinmez bir ses gibi giden..
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
Bir şey kaldı senden
Yaşamalar'ın arasında kaçamaklı.
Veriliş rengi başka, alınış rengi başka..
Söylemeye vakit kalmadan
Dudakların altına bırakılmış bir şey.
Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta..
Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.
Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz..
Seninle dolu, seninle sensiz bir şey..
Arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
Bulundukça aramaklı.
Özdemir Asaf

********
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, yada pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...

can yücel

king-toro
18-01-2010, 14:10
yav ellerine sağlık çok güzel olmuşta bu kadar uzun olunca insanın okuyası kaçıyor:o

mr.berkan
18-01-2010, 14:10
Güzel olmuş ellerine sağlık

CaiCaiPai
18-01-2010, 14:11
Güzel olmuş ellerine sağlıkTeşekkürler*)


yav ellerine sağlık çok güzel olmuşta bu kadar uzun olunca insanın okuyası kaçıyor:o

Hepsini bir anda okumana gerek yok =)

king-toro
18-01-2010, 14:13
Hepsini bir anda okumana gerek yok =)
ne yapim 3 ayda 1 bi okuyim :D

PUFFF
18-01-2010, 14:52
Hepsini bir anda okumana gerek yok =)
ne yapim 3 ayda 1 bi okuyim :D

çok şakacısın arkadaşım , geyiğe gerek yok konuyu kirletme boş yere..:)



Neyse ellerine sağlık cnm benim bir favorim vardır Kahraman TAZEOĞLU şiirlerine bayılırım ama burda göremedim...:) e katkıda bulunmak gerek di'mi..? (:



Ne tuaf değil mi ?
İçimi acıtanda sendin ,
Acımı dindirecek olanda...
"Ya öldür beni"dedim ,
Ya da git benden...
İçi bulanık bir sevdanın ucunda ,
Seni kaybettim...
Aldırmadın aldırmalarıma !
Bir gecede yakıp yârini..
Şafaklara sattın ihanetini..
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından..
İşte soluk , bir ömrün son nefesi...

Ben seni içimden terkediyorum...

Kahraman tazeoğlu...

CaiCaiPai
18-01-2010, 15:14
çok şakacısın arkadaşım , geyiğe gerek yok konuyu kirletme boş yere..:)



Neyse ellerine sağlık cnm benim bir favorim vardır Kahraman TAZEOĞLU şiirlerine bayılırım ama burda göremedim...:) e katkıda bulunmak gerek di'mi..? (:



Ne tuaf değil mi ?
İçimi acıtanda sendin ,
Acımı dindirecek olanda...
"Ya öldür beni"dedim ,
Ya da git benden...
İçi bulanık bir sevdanın ucunda ,
Seni kaybettim...
Aldırmadın aldırmalarıma !
Bir gecede yakıp yârini..
Şafaklara sattın ihanetini..
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından..
İşte soluk , bir ömrün son nefesi...

Ben seni içimden terkediyorum...

Kahraman tazeoğlu...
Güzel Şiir iyi oldu eklediğin beğenmene sevindim *)

ömürr
18-01-2010, 17:08
bi solukta okudum..
gerçekten güzel olmuş ellerine sağlık:)

krisko
18-01-2010, 17:16
Nasıl Geçiyor


İşçisi aç kendi para eziyor
Alanyada her gün plaj plaj geziyor
Sabır telkiniyle sözler diziyor
Söyle patron tatil nasıl geçiyor

Boş kaynar tencere ocakta yemek
Param yokki alam bir kuru ekmek
Hani savunduğun o kutsal emek
Söyle patron tatil nasıl geçiyor

Çocuk hasta düştü gittim ocağa
Sordu sosyal hakkın varmı be ağa
Çıkartıp bir karne uzattım ama
Güldü,patron tatil nasıl geçiyor

Aradım yatının telefonundan
Tanıdım hatunu tiz ses tonundan
Sekreter hanımla tekne turundan
söyle patron tatil nasıl geçiyor

İhale var yine bilmem neylersin
Tam pansiyon otel kıyak çekersin
Hakkımla yıllanmış şarap içersin
Söyle patron tatil nasıl geçiyor

Sömür tüket ömrü kazanmak için
lüksünden iyi bir kat almak için
zengin listesine yazılmak için
insan insan kanı patron nasıl içiyor
Orhan Gündoğ

CaiCaiPai
18-01-2010, 21:09
bi solukta okudum..
gerçekten güzel olmuş ellerine sağlık:)
Beğenmenize sevindim Teşekkürler değerli vaktinizi harcadığınız için *)

nLçC
19-01-2010, 00:14
SENİ DÜŞÜNÜRÜM
Seni düşünürüm
Anamın kokusu gelir burnuma
Dünya güzeli anamın

Binmişsin atlıkarıncasına içimdeki bayramın
Fırdönersin eteklerinle saçların uçuşur
Bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü

Sebebi ne
Seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın
Sen böyle uzakken senin sesini duyup
Yerimden fırlamamın sebebi ne?

Diz çöküp bakarım ellerine
Ellerine dokunmak isterim
Dokunamam
Arkasından camın
Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
Alaca karanlığımda oynadığım dramın

...Nazım Hikmet Ran...

_SeLiNnAz_
19-01-2010, 18:52
Bir Şey Var Sende


Bir şey var sende
Gönlünde sancıyan Zelîha'nın
Kınanan aşkına özgü bir şey
Diyemediğim adını sırrına eremediğim
Bir top menekşe bir demet çiçek mi?
Aşk mı desem eski bir dert ki inceden
Can ipimi ilmek ilmek tüketen…

Bir şey var sende
Vardıkça, göğün kaybolan derinliğinde
Yalnızlığın sihirli elmas gözlerinde
Tut ki rüyaları
Yarı kalmış sevdaların peşinde
Uzatmak uzatmak gibi bir şey

Hangi yağmur döndü
Düşmeden acıkmış karnına toprağın
Hangi has bahçe
Sakladı şakıyan bülbülleri seherden
Bir şey ki Kevser’den
Yarı sıcak nisanlar gibi sevecen
Kır çiçekleri gibi masum
Zambaklar gibi nazlı bir şey

Bir şey var sende
Açılmamış bir gonca gibi
Kendine sakladığın bir şey


İbrahim Çam....

Genç Aşık
19-01-2010, 19:09
Her kimi “yar” sandıysam, nedamete batmışım
“Kusur’un gölgesini” aldım da gidiyorum
Dünya dediğin şeyin “Anasını satmışım”
“Nefes sensen” hayattan, “İstifa ediyorum”

Şu; Sükût-u hayal’e “bir tebessüm” borcum var
O borcu ödeyecek birkaç kürek harcım var
Kin değil, nefret değil, sana “bitmez hıncım” var
Emel sensen Murat’tan “İstifa ediyorum”

Çölde kalsam dilenmem, bir parça rahmetinden
Hem senden yoruldum, hem; sevdanın zahmetinden
Allah nasip etmesin, ölsem de “himmetinden”
Sana mahkûm kalmaktan “İstifa ediyorum”

Gölgen düşmesin gölgen, Vallahi acır içim
Sana muhtaç kaldım ya!.. “Sanıyorum bir hiçim!..”
Can yanlış, canan yanlış!.. Sen de “yanlış bir seçim”
Yanlışla yaşamaktan “İstifa ediyorum”

Deli dolu adamdım!.. Heyhat!..Acze düşürdün
Gönül bu!..Sarpa sardım… Sarmasaydım “üşürdün”
Cevap ver!..Ben olmasam “Hangi kulun düşüydün?!”
Düş’ü hayra yormaktan “İstifa ediyorum”

Şifa olsan, manasız, “uzuv hasta”, keserim!..
Bulut olsan güneşe, rüzgâr olur eserim
Ateş sendin, pişen ben!.. Bu da “benim eserim”
Umudu taşımaktan “İstifa ediyorum”

Kestin hayat suyumu, olsun!.. Sana yakışır(!)
Bakma be gözlerime!.. “Sevişenler bakışır!..”
Bakışırken yürekler, birbirine akışır
İnanıp yanılmaktan “İstifa ediyorum”

Sıtkım sıyrılmış zahir, kırılmış merdivenim
Benim elim böğrümde!.. “Tuttuğun” eldivenim
Seni sevdiğim gibi, elbet vardır sevenim
Kula “maşuk” olmaktan “İstifa ediyorum”

Gayrı yüzüm çevirdim, ben aşkın Kâbe’sinden
Ne bildiysem unuttum sevda alfabesinden
Alfabe’yi bitirdim, “hatta kitabe’sinden”
Velhasıl cümlesinden “İstifa ediyorum”

“Kadir Albayrak”

nLçC
20-01-2010, 17:35
MARTILAR
http://www.hafif.org/imaj/chattagush/martilar.jpg

Ne dediysem bir bir hepsi çıktılar
Üzerimden güldü geçti martılar
Bu aşk böyle yürümez sandım, içime kapandım
Soğudum, soğudum, soğudum, ısıttı şarkılar...

Oldum olası sevmez kalbim matemi
Hiç gerek yok suç sende mi, ben de mi
Bu aşk böyle yürümez sandım, içime kapandım
Sevmenin adaleti yokmuş anladım

Gelme istemezsen
Yorgun düştüm yüreğim sana kırgın
İnandır bu son olmayacaksa
Gelme istemem

Ne dediysem bir bir hepsi çıktılar
Üzerimden güldü geçti martılar
Bu aşk böyle yürümez sandım, içime kapandım
Soğudum, soğudum, soğudum, ısıttı şarkılar

Oldum olası sevmez kalbim matemi
Hiç gerek yok suç sende mi, ben de mi
Gözlerinden güneş çaldım, hep sana uyandım
Sevmenin asaleti buymuş anladım



Altan Çetin

SeAnBoSWeLL
20-01-2010, 21:07
ÖLÜMÜN YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ
Ne zaman bir yakını ölse birinin,
Onu ilk-ölüm sanır kalır o.

Ne zaman bir sevdiği ölse birinin,
Onu en-ölüm alır kalır o.

Ne zaman bir saydığı ölse birinin,
Onu hep-ölüm bulur kalır o.

Ne zaman bir-bildiği ölse birinin,
Onu son ölüm sayar kalır o.

Ne zaman bir umduğu ölse birinin,
Onu yok-ölüm duyar kalır o.

Ne zaman bir her şeyi ölse birinin,
Kendini ölümlerle yaşar kalır o.
Ne zaman bir kendisi ölse birinin,
Ölümlerde kendini yaşar kalır o.

ÖZDEMİR ASAF

Nisanca
21-01-2010, 06:04
Karahazer Çiçeğim

Ah bir dağda bırakıp bir dağda bulacağım
Leyla menekşesi
Olursa bir yağlı kurşundan birde senin elinden olur ölümüm

Bir seherde açsınlar bağrımı
En deli rüzgarlar essin
Ne yiğitti desinler, ne filinta, ne hercai fiyaka
Dönüp baktıkları zaman bir oltu tesbihi
Bir gümüş tabaka
Bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
Şeyh izzetttinin dünyanın bütün çokcuklarına yaptığı muska
Ve
Sevda adına kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
Mintanımın altında

Ah yaban gülü ah Karahazer çiçeği
Ah gurbetin şıvan yıldızı, leyla menekşesi

Yağmurlu bir akşam üstünde duldada
Dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
Yeşil ceviz altında koşturan karınca
Harran üstünde her gece parlayan süreyya
Emek gibi, toprak gibi, kan gibi, hoyrat gibi
Adilcevaz fırtınası, yedi dağın eşkiyası gibi
Yasak gibi, bayrak gibi, baskın gibi
Erişilmez birşeydi seni sevmek

Ah leyla menekşesi, ah yaban gülü
Ah karahazer çiçeği, ah yaktığım o içli türkü
Hani o zalım deyen hani o hayın

Şu üç kuruşluk daru dünyada
Göysüme şifasız ecza sürdüler
Ve yürüdüler geçliğimin üstünde
Yağmur yağıyordu kuşlarda vardı
Uzandım yıldızlara tutamadım
Saçlarım ağardı şehir zındanlarında
Alem uykudaydı Adilcevaz uykudaydı

Sevdam, menekşem memleket gülüm
Kuyudaydım, saçlarım ağarmıştı
Sahtiyan uykudaydı..
Çıplaktı üzerim, mintanım kana bulanmıştı
Ah karahazer çiçeğim sen uykudaydın
Yıldızlar ve memleket uzaktaydı

Sen böyle gideceksen memleket böyle ağlayacaksa
Ben kabuslarına tabir düzeceksem şehir eşkiyalarının
Kıyamet düzeceksem ve seni bekleyeceksem
Bütün kuyulara bütün suna boyunlu dağlara adını haykıracaksam
Yırtılan mintanım, akan kanım, ağaran saçlarım
Ve
Memleket için dön diyeceksem;
Dön

Dön yaban gülüm
Dön Karahazer çiçeğim
Memleket gülüm


İbrahim Sadri

poc4hont4s
21-01-2010, 12:44
YAĞMUR KAÇAĞI

Elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylülse ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni.

Atilla İLHAN

felicita
21-01-2010, 16:50
ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
seni beklediğim kadar

Necip Fazıl KISAKÜREK

Helena
21-01-2010, 21:25
Desem ki!
Sana geldim ve acının tüm duraklarına uğradım gelirken
İhanete uğramış bir sevdanın çığlıkları var kulaklarımda
Ben vazgeçmenin arifesinde
Sen bir bayram sabahı kadar güzel
Zaman bedel ödetiyor bana,
Sense ışıl ışıl bakıyorsun zamana
İşte öyle hesapsız ve bütün aşklar gibi zamansız geldim ben sana




Desem ki!
Bütün karabasanlarımı düşlere çevir
Yenilgilere düşmeden
Bütün ihanet zangoçlarını devir
Önce iyileştir içimde ki
Kanadı kırılmış beyaz güvercinleri
Masmavi bir gökyüzü resmet sonra
Uçur hepsini özgürlüklere



Desem ki!
Dalgaların vursun
Viraneye dönmüş kıyılarıma
Her vuruş bir tını düşürsün
Yitmiş notalara
Bir şarkı yaz sonra.
İçinde ihanet olmayan,
Satmayan, satılmayan
Güneşin bile ezberlediği
Yıldızların geceler boyu söylediği
Ayın halesini, gece ile dans ettiren



Desem ki!
Suçsuz olsam da!
Bitmiş bir aşkın bütün suçları var benim sırtımda
Aşkı öğrenmiş olarak geldim sana
Oldu ya sen de bitirdin yarınlarda
Sende bıraktın beni ortalıklarda
Ben bütün suçları gene alırım sırtıma
Taşırım omuzlarım çökse de
Taşırım dizlerim titrese de
Ben bana yakışanı
Ben aşka yakışanı yaparım korkma!



Desem ki!
Bilmediğim yollardan
Bildiğim dağlardan,
Özlem ve hasret kokuları ile geldim
Kaybolmuş bir benlik getirdim sana
Farzet ki kozamdan yeni çıktım
Ömrümse bir o kadar kısa
Kısa bir ömre,
Dev gibi yaşanmışlık sığdıralım



Desem ki!
Gözyaşı dolu iklimlerim
Kor ateşlerde kavrulmuş benim bütün iliklerim
Nereme dokunsan yanar ellerin
Sol yanım, Hiroşima
Sağ yanım, düşünen adam sureti
Sende arıyorum kaybettiğim sireti
Gözlerinde gördüğüm renklerle ruhumu boya
Rotasını şaşırmış yüreğimin kaptanı ol
Ve demirleyelim istediğin her koya



Desem ki!
Kayıp bir kentin yağmalanmış tahtından geliyorum.
Ne varsa öldürdüler de,
Sadece, gözlerine hüzün düşmüş bir çocuk kaldı içimde.
Sen karanlığın ortasında bir ışık…
Sen çocuk özlemi ile yanan şefkatli bir anne gibi
Dokun bütün karanlıklarıma



Ve desem ki!
Boynumda yargısız bir infaz
Bir yok olmuşluk var peşimde
İşte öylesine çaresiz, işte öylesine mecbur
"Mülteciyim ben sana"


İhsan Turhan

Nisanca
22-01-2010, 00:42
Öylesine Sevmiştim


Şimdi gidiyorsun, git...
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin.





İçimde bir şarkı,
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlarda gitsin...





Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden,
Sevdiğimiz şarkıları da..!
Pencereme konan yusufçukları da...



Bana karanlığı bırak.
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız,
Böyle anlamsız, böyle dağınık...



Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun



Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının...



Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git!
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git..!
Hadi kanatma!
Hadi yıkma!
Hadi dokunma!
Zaten ben seni öylesine sevmiştim...



Şimdi gidiyorsun, git...
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin.
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat,
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin.


Zaten ben seni öylesine sevmiştim...
....


İbrahim Sadri

krisko
22-01-2010, 08:37
LAVİNİA

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia

http://www.siirperisi.net/images/sair.gif ÖZDEMİR ASAF (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=76)

MANTI_BÖREĞİ
22-01-2010, 09:51
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?


Victor Hugo

krisko
22-01-2010, 10:16
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?



Victor Hugo



Victor Hugo Hikaye Yazarı Değilmiydi ???

MANTI_BÖREĞİ
22-01-2010, 10:21
Victor Hugo Hikaye Yazarı Değilmiydi ???
Hikaye yazarı olması şiir yazmasını engeller mi? =)

Ocean
22-01-2010, 10:21
BEN SENİ SEVDİM Mİ?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, oksadım saçlarını, öptüm
Içtim yudum yudum güzelligini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Ask degil, hiç doymayan bir seydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim dogrusu
Sevdikçe tamamlandim, bütünlendim
Biri vardi aglayan; gecelerce
Biri vardi sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük
En solmayan güller açti içimde
Ömrümü degerli kilan bir seydin
Sen benim bozbulanik gençligimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardim seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?

Ü.Yaşar Oğuzcan

ömürr
22-01-2010, 12:23
http://minikperi.sitemynet.com/mynet_resimlerim/askim.jpg



Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği


İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya


Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin


İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına


İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına


Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın


Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı


Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..

- alıntı-

R3İS
22-01-2010, 12:25
Güzelmiş.Paylaşım için sağol.

SkullDéWiL
22-01-2010, 12:38
güzel bir şiir

mr.berkan
22-01-2010, 12:50
Güzel paylaşım saol

BERKE13
22-01-2010, 13:16
emeğe saygı :)

CheKo
22-01-2010, 13:18
-Lütfen okumak için üşengeç olmayın. Uzun/öz !


' Şiir yolunu bulur üstad ... '


Antika sızılarımı açık arttırmaya çıkardım
üç kuruşluk gerçekleri paha biçilmez yalanlarla örtbas ettiler
bilmediğiniz her şeyi biliyorum
suç aletim inancım bayım
ve bilin
ben en çok kendime inandım
bildiklerimi bilseniz şimdi
ve ben bilmesem...

Bu şiir unutulmak için yazıldı
son cümlede kendi intiharını yazmak
ve bir daha hatırlanmamak
unutmayın
her şiir kendi kalemiyle vurulur...

Ben unutmak için sevmedim bayım
hangi tene uyduysa tenim yoldan çıktı
kimle konuştuysa biberler sürüldü vücut dilime
sevgiyle açıldı sandığım kollarda gerildim çarmıha
ve duvarlar örüldü kalbimin hicret emri aldığı her kalbe
ben kalbimle sevmem bayım
biz ayrı dünyaların - kuyrukları kesilmiş - yalanlarıyız.

Benim de aklım tutuldu zamanında / kalbim lades
aklımı kaçırıp aşık oldum
düş kırıklarımı kalbimle topladım / kanadım
kalp çarptığı kadar yaşar insan
ve beyin yaşadığı kadar sever
- beyin ölümü gerçekleşen kalp sevemez -
ben unutmak için sevmem bayım
bundan en çok tanımadığım insanları sevdim
iyisi mi siz
hep yabancı kalın...

Suni sancılarla doğurduğum şiirlerle uymuyor DNA'nız
şiirlerin Meryem anasıyım, icabında
masalların bekareti çalınmış güzel Pollyanna'sı
acısını alsın diye tuza yatırırım düşlerimi geceden
düş biterse ölüm gelir bayım
düşlüyorum öyleyse varım.
Ben anne de olamam bayım
kundakta acılar büyütürüm en fazla
umut dayarım ağızlarına ağladıklarında
acıların Meryem anasıyım, icabında
filmlerin kötü kadını, üvey annesi, Aliye Rona'sı
insanlığın hudut kapısından
elimi kolumu sallayarak çıkar
şeytana iltica edebilirim
yediğim çanağa pisler sonra
kırar şeytanın bacağını
Pollyanna senaryolarımdan bir çift değnek sunabilirim huzuruna...

Acılar eskidikçe sızısı ucuzlayıp
artıyordu değeri
seneye de giyerim diye bir boy büyük hüzünler seçtim kendime
hacimsiz mutlulukların tadı damağıma varamadı hiç
batıl inançlarım olmadı mesela
nazar değmesin diye mi kurşun döküyordu kalleşler masum çocuklara
kısır topraklara dilekler ektim en görkemli umutlarımdan
kuyulardan boş hayaller kaçırdım
vurmadım hiç tahtalara
kara kedilerle samimi oldum
Tanrı'yla saklambaç oynadık merdiven altlarında
ben ebe oldum
ne zaman dokunmaya kalksam
- O ki dokunmayan ve dokunulamayan - yok oldu
hiç yoktan iyidir bayım
hiç olmayı öğrendim
sihirli bir dünyada çok gerçek kaldım
ve gerçek bana hiç yakışmadı.

Gerçeğinden ayırt edilemeyen muazzam yalanlar diktim dudaklarıma
ne zaman gerçeği söylesem gerildi dikişlerim / kanadım
katında yerim olsun diye
Tanrı'nın gözüne girmek için hiç uğraşmadım
kork dediler
korkmadım bayım, sevdim / günahım ne büyük
Tanrı'nın etkisiz elemanı olmam istendi
pi sayısı gibi sabit, cahil
ruhsuz, dilsiz, tam anlamıyla beyinsiz / beceremedim
Tanrı'yla güldük insanlığa, ağladık bayım / ne büyük günah
Tanrı gülmez değil mi
ancak hesap sorardı...

İnsanlık öldü bayım
Tanrı dayanamayıp - bu yüzden- intihar etti
inanmazsınız,
Tanrı öldü bayım / ruhuna el mucize...

Doğruyu söylediğim doksan dokuzuncu köyden de kovulup
derme çatma kelimelerimle kendi köyümü kurdum
ki siz buna şiir diyorsunuz
benim hiç şiirim olmadı bayım
son cümlede intihar eden tüm yaşamlar gibi
yalnızca bir düştü, geldi ve geçti
geçerken acıttıysa eğer
üzgünüm bayım...

Ölümleri temize çekmek isterken
bir darbe daha almamak uğruna
ölü taklidi yapıyorum
karaya bulanan hayata
bu bir şiirse eğer
susa susa şiirbaz oldum bayım
ve ben hep
kendi silahımla vuruldum.

Kendinizden kaçıyorken masallarla
on ikiden sonra balkabağına dönüşebilir şiir
aslolan o zamana kalmadan
bir şeylerin değişebilmesi
ben size bayım demiş olabilirim
ama siz
lütfen üzerinize alının.



...Dilek Akın

Coupable
22-01-2010, 13:28
Paylaşım için teşekkürler. Tek kelime söyleyeceğim, başka ne söylesem az gelir. Harika.

ömürr
22-01-2010, 13:29
sıkılmadan okudum..
gerçekten güzeldi..
paylaştığın için teşekkürler ;)

CheKo
22-01-2010, 13:38
Paylaşım için teşekkürler. Tek kelime söyleyeceğim, başka ne söylesem az gelir. Harika.



sıkılmadan okudum..
gerçekten güzeldi..
paylaştığın için teşekkürler ;)



Dilek Akın.. her şiiri harikalar yaratıyor. Diğer şiirlerini okumadıysanız kesinlikle tavsiye ediyorum.

mr.berkan
22-01-2010, 14:00
Çok güzel olmuş ellerine sağlık

rapcimnyk
22-01-2010, 15:59
Daha dün yanimda kollarimdaydin
Boynuma sarilip öper koklardin
Seviyorum derken hep özlüyorken
Simdi neden bana yabancisin sen
2x

Seni unutmaya ömrüm yetermi
Dön desem tersine dünya dönermi
Gururum askima öyle düsmanki
Geri dön beni sev, dön diyememki
2x

Benim kaderimde ayrilkilar var
Kime baglandiysam ayrildi yollar
Sevmedim kimseyi ben hic bu kadar
Benden ayrilmaya yemininmi var
2x

Seni unutmaya ömrüm yetermi
Dön desem tersine dünya dönermi
Gururum askima öyle düsmanki
Geri dön beni sev, dön diyememki

[alıntı]
bknz: rondo reklamı

Joker__
22-01-2010, 16:03
:)Hayatın kreması varsa,rondonon kreması vaaar.Rondo...

rapcimnyk
22-01-2010, 22:50
Her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

[alıntı]

adolov
22-01-2010, 22:58
Aşk Okudum - Aşk Dokudum
Ben bu gönül tezgahında
Aşk dokudum, aşk okudum
Erenlerin dergahında
Aşk okudum, aşk dokudum

Her güçlüğü bile bile
Göznuruyla, sabır ile
Yumak yumak, çile çile
Aşk dokudum, aşk okudum


[alıntı]

sanalsuclular
22-01-2010, 23:02
Siz mi yazdınız.

EcHeLoND
22-01-2010, 23:03
Alıntı bu.

Ümit yaşar OğuzCan tarafından.

Başkalarının eserlerini kendinin gibi gösteriyorsun.

adolov
22-01-2010, 23:03
hayır alıntı

adolov
22-01-2010, 23:04
kendi yazdığım şiirleri paylaşmayı pek sevmemde

EcHeLoND
22-01-2010, 23:04
Alıntı yaz o zaman!Lütfen bölüm kurallarına uyalım.Hırsızlıktır bu!

sanalsuclular
22-01-2010, 23:04
hayır alıntı

Lütfen şiirinizin altına alıntı yazınız bir kaç kerede böyle yazarsanız banlanırsınız. Çünkü biri banlanmıştı

adolov
22-01-2010, 23:06
kopyalaya ismi alınmamış ne yapabilrdim ki alındı diye biliyorum

EcHeLoND
22-01-2010, 23:07
Şimdi bu eseri kendin gibi gösterdin.Buna hırsızlık derler.Fark yok yani.Yazarın isminide yaz geçiştirme alıntı diye.

YUCİN
22-01-2010, 23:08
kopyalaya ismi alınmamış ne yapabilrdim ki alındı diye biliyorum

Yapabileceklerin:
alıntı yazabilirsin. mesajını düzenleyebilirsin

sanalsuclular
22-01-2010, 23:08
kopyalaya ismi alınmamış ne yapabilrdim ki alındı diye biliyorum

Edite basarak alta alıntı yazabilirsiniz.

EcHeLoND
22-01-2010, 23:09
Ümit Yaşar yazdı.Editlersen yaz bunuda.


Eserleri alıntı diye geçirip durmayın.Sadece yazarın adı bilinmiyorsa alıntı yazınız.

Yasmin
22-01-2010, 23:51
Şiirin devamı:
......................

Bir ömür yana yakıla
Yazdığım sığmaz akla
Acımadım kırkdört yıla
Aşk okudum aşk dokudum

Sevgi insanlığın özü
Odur aydınlatan bizi
Hak yolunda oldum terzi
Aşk dokudum aşk okudum.

Günahından sevabından
İçtim aşkın şarabından
Uluların kitabından
Aşk okudum aşk dokudum

Aşk için şan da şeref de
Okudum saplı bu hedefte
Yıllar yılı bir gergefte
Aşk dokudum aşk okudum

Ümit Yaşar aşkla bende
Kötülük olmaz sevende
Bu can kaldıkça bu tende
Aşk okurum aşk dokurum.

Ümit Yaşar OĞUZCAN


Kendimize ait olmayan yazılar altına mutlaka alıntı ibaresini düşelim. Alıntı yazmak bir dakika sürer, araştırıp yazarın gerçek ismini bulmak sadece iki dakika.

Sevgiyle..

nLçC
23-01-2010, 18:11
ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdüm, içim ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım


ATİLLA İLHAN

rapcimnyk
24-01-2010, 00:31
nesin sen ;
varken yoksun, yokken varsın

neyimsin sen;
herşeyim değilsin, hiçbirşeyim hiç değilsin

ne işe yararsın sen;
mutsuz etmezsin, mutlu hiç etmezsin

kimsin sen;
sevdiğim değilsin, sevmediğim hiç değilsin

kiminsin sen;
benim değilsin, başkasının hiç değilsin

ne verirsin sen;
aşk vermezsin, dert hiç vermezsin

peki ya ben;
seni sevemedim, hiç nefret edemedim
hayalini kuramadım, gerçeğin hiç olmadı bende.

peki biz neyiz;
sevgili hiç değiliz, dost olamayız
arkadaş olmak yetmez ki

bunca bilinmezlik arasında hayatımın bir köşesinde durup
varlığını hisettirmen, bana gülümsemen öğretiyor ki

İYİ Kİ VARSIN...

[Anonim]

x1crt
24-01-2010, 00:43
Güzel paylaşım eline saglik

Fatboy
25-01-2010, 09:05
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benziyen toprak,
Bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu dâvet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine,
Bu hasret bizim...


Nâzım Hikmet Ran

Berkan
25-01-2010, 09:10
Nâzım Hikmet Ran in güzel bir şiiri

D3rsim
25-01-2010, 14:17
ßeceriksiz

Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna

Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor tayyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak

Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara

Eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı

Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem


***
Sunay Akın..

Engerek
25-01-2010, 21:59
Ben Osmanlı`yım....

Dinle evlat, sana bir çift söylenecek sözüm var.

Beni bilmek ister isen, Hakk`a bağlı özüm var.

Neslim bana bühtan etmiş, yüreğimde sızım var.

Bu sayfalar tanır beni, ha bu kitaplar tanır!

Şanlı tarih dile gelse, bütün dünya utanır!

İlim, irfan, medeniyet yaymak için büyüdüm.

Kuru kavga için değil, hizmet için yürüdüm.

Bir küçücük beylik idim, üç kıtayı bürüdüm.

Bu tepeler tanır beni, ha bu ufuklar tanır!

Şark`tan güneş doğduğunda, gölgem Garb`a uzanır!

Mazlumların gözyaşını şefkat ile silmişim.

Vatan, namus, din ve devlet kıymeti bilmişim.

Irzıma göz dikenlerin, haklarından gelmişim.

Bu hisarlar tanır beni, ha bu kal`alar tanır!

Nal sesimi işitenler, kıyamet koptu sanır!


Alıntı...

Principal
25-01-2010, 22:01
Güzel yazı Engerek,

Paylaştığın için teşekkürler...

:)

yiğit1
25-01-2010, 22:13
güzel bi paylaşım olmuş

LaST-KiNG
25-01-2010, 23:49
Güzel olmuş...

nLçC
26-01-2010, 08:50
DOSTLUK

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
Yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.

Gözümüzün dilinden anlar,
Elimizin sırrını bilirsin.

Namuslu bir kitap gibi güler,
Alnımızın terini silersin.

O gider, bu gider, şu gider,
Dostluk, sen yanı başımızda kalırsın


Nazım Hikmet RAN

nLçC
27-01-2010, 08:24
KALDIRIMLAR


Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..


Necip Fazıl Kısakürek

poc4hont4s
27-01-2010, 16:33
ROSE

Kan rengi, kipkirmizi gullere bayilirdi. Zaten onlarla adasti da. Rose..
Gul.. Kocasinin sevgili Rose'u.. Her yil Sevgililer Gunu'nu kapinin onunde
buldugu enfes fiyonklarla suslu kucak dolusu kirmizi gullerle kutlardi. Hic
aksamadan. Hatta, esini kaybettigi yil dahi kapisi calinmis, gulleri kucagina
birakilmisti.. Tipki gecmiste oldugu gibi, kucuk bir kartla birlikte.. Her yil
gullere ilistirdigi karta ayni cumleleri yazardi:
"Seni gecen sene bugunkunden daha cok seviyorum.."
Birden, bunlarin son gulleri oldugunu dusundu.. Onceden ismarlamis olmaliydi..
Olecegini nasil bilebilirdi?.. Zaten her seyi onceden planlamayi ve yapmayi
severdi..Yumurta kapiya gelmeden..

Gulleri ozenle iceri tasidi.. Saplarini kesti, vazoya yerlestirdi.. Vazoyu da
konsolun uzerine, esinin kendisine gulumseyen fotografinin yanina koydu. Orada
kocasinin koltugunda oturup saatlerce gulleri ve fotografi seyretti. Sessizce..
Bitmek bilmeyen bir yil gecti.. Yapayalniz ve huzun dolu bir yil.. Sonra bir
sabah kapi calindi.. Tipki eski gunlerde oldugu gibi.. Kirmizi gulleri, uzerinde
kucuk kartiyla birlikte esikteydi.. Sevgililer Gunu'nu kutluyordu. Gulleri iceri
aldi. Saskinlik icinde dogru telefona gitti. Cicekci dukkanini aradi.. Onu bu
kadar uzmeye kimin ne hakki vardi? "Biliyorum" dedi, cicekci.. "Esinizi gecen
yil kaybettiniz.. Telefon edeceginizi de biliyordum.. Bugun size yolladigim
gulleri cok onceden ismarlamis, parasini da odemisti.. Hep oyle yapardi, zaten..
Hic sansa birakmazdi. Dosyamda talimat var. Bu cicekleri size her yil
yollayacagim. Bir de ozel kart vardi, kendi el yazisiyla. Bilmeniz gerek diye
dusunuyorum.. Olumunden sonra ciceklere ilistirmemi istedigi kart.."
Rose hickiriklar arasinda tesekkur ederek telefonu kapadi. Parmaklari titreyerek
zarfi acti..

"Merhaba sevgilim" diye basliyordu, kart..
"Bir yildir ayriyiz. Umarim senin icin cok zor olmamistir. Yalnizligini ve
acilarini hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydim neler cekerdim, kim
bilir? Sevgi paylasildiginda yasamin tadina doyum olmuyor. Seni kelimelerle
anlatilamayacak kadar cok sevdim. Harika bir estin.. Dostum,
sevgilim, benim. Sadece bir yildir ayriyiz. Kendini birakma. Aglarken bile mutlu
olmani istiyorum. Onun icin bundan sonraki yillarda guller hep kapimizda olacak.
Onlari kucagina aldiginda paylastigimiz mutlulugu ve kutsandigimizi dusun. Seni
hep sevdim.. Her zaman da sevecegim. Ama yasamalisin. Devam etmelisin.
lutfen.. Mutlulugu yeniden yakalamaya calis.

Kolay degil, biliyorum ama bir yolunu bulacagina eminim. Guller, senin kapiyi
acmadigin gune dek gelmeye devam edecek. O gun cicekci bes ayri zamanda
gelip kapiyi calacak, eve donup donmedigini kontrol edecek. Besinciden sonra emin olarak gulleri ona verdigim yeni adrese getirip seninle yeniden ve ebediyyen
kavustugumuz yere birakacak..."

Alıntı

Berkan
27-01-2010, 16:55
Rose'n Blood'a armağanın sanırım :)


evet bencede

CheKo
27-01-2010, 19:16
Annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
Annemin cenazesinde kılmadığım namaz kadar masum
Annemin mezartaşındaki imla hataları kadar sarhoş
Annemin vasiyetindeki,
'Oğlumu benim yanıma gömmeyin sakın' maddesi kadar sevecendin.

Bazı eski romanlar
'Yıl bin dokuz yüz bilmem kaç' diye başlardı,
Ben çocukluğuma, çocukluğumun çocuk romanına,
Senin oyuncaklarını kırarak başladım.
Ben her sonbahara hep yaz'ı kırarak başladım.
Yazları kırarak sonbaharlara başlamak...
Bunlar benim sevişirken kaybettiğim savaşlardı!

Firari bir aşka saklanacak kalp bulmak
Anneme talip olan yalnızlığın sorumluluğundaydı.
Belki o kadının ölüm nedeniyle ısınan gözlerinin,
Uzak şehirleri hatırlatan soğukluğunda
Bir kalp bulmak
Bir kalbe çevrilmeyeek bir teklif sunmak
Okyanusları birleştiren hayali aradenizlerin sonundaydı!

Ah, nasıl unuturum,
Ah ben nasıl unuturum ki
Annem lohusayken karnına bir gül koymuştu!
Gül bu
Durur mu hiç yerinde
Annemin karnına yepyeni bir rahim oymuştu!
Benim çıktığım rahim, cehennem
Gülün oyduğu rahim, cennet!
Bütün bu mağaraların demir zemberek kapılarında
Babamın spermlerinin yazdığı metinler
Kutsal ihanet metinleri, kutsal cehalet yeminleri,
Ölü kardeşlerim
Doğmamış kardeşlerim
Doğmamış melek kardeşlerim, peygamber kardeşlerim, cin kardeşlerim
Hepsi,
Ama hepsi, karanlığın serseriliğinde pervasızca donmuştu!
Annemin öldüğü gece kazıdım kafamı!
Kazıdım kafamı kafatasıma kadar! ,
Siyah bir tişört giydim, siyah bir pantolon
Siyah çoraplar ve siyah botlar
Simsiyah bir palto giydim! Simsiyah bir gece giydim yüzüme!
Sana geldim yas tutar gibi
Sana geldim yağmur altında, bütün atları yaralı bir posta arabası gibi
Annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
'Beni annemin yanına gömme sakın' dedim sana
'Beni hiç gömme, ben hep burda kalayım'
'Bu evde çürüyeyim seni ıhlamur kokan yatağında'
'Bu evde dökülsün etlerim
Yaz'ı kırarak sonbahara başlayan bir ağacın döktüğü yapraklar misali'
Annemin elini öper gibi öptüm yine seni dudaklarından
Sonra alnıma götürdüm dudaklarını ince ince, kibarca
'Affet beni anne' dedim
'Affet, tüm bunlar bir ölünün hayatta kalma heyecanından! '




...Küçük İskender

Beste
27-01-2010, 19:23
Güzel Olmuş

Siz mi Yazdınız?

CheKo
27-01-2010, 19:48
Güzel Olmuş

Siz mi Yazdınız?



Hayır. Küçük İskender'in şiiri..

Altta yazdım Küçük İskender diye, görmemişsiniz sanırım (:

astlayk
27-01-2010, 23:23
Bir Dokunuş Hisset Ellerinde
Bir Hissizliğin Ensesinde,
Kıvran Nereye Dönsen Nafile
Kafanda O'nun İsmi Gezenlemekte
Ve Elbet Gelecek Birgün Beklemekte…

[astlayk]

nLçC
28-01-2010, 10:41
Ah Çektikce Erir Gider


Ah çektikce erir gider
Yüreğimin yağı benim..
Seni görsem durur gider
Dillerimin bağı benim..

Gam leskesi saf saf oldu
Hep sözlerim boş laf oldu
Senin yolunda mahv oldu
Gençliğimin çağı benim..

Ah belimi büken oldu
Gurbet bana diken oldu
Altı aydır mekan oldu
Dibi kırkkız dağı benim..

Sensin derdine dustugum
Hayal oldu konuştuğum
Her gün yediğim içtiğim
İçerimde ağu benim..

Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
Gine coştu gam deryası
Garip gönlümün yaylası
Güzel hüsnün bağı benim.




Aşık Veysel Şatıroğlu

Ridwone
29-01-2010, 00:28
BEN ARTIK KÜSÜM

beni de kırdılar içimde kırdılar
karanlık camlardan sular akıyordu
şimşekli bir boşlukta saat vurdu
beni de kırdılar belki yalnızdılar
belki onların da çocukluğu yoktu
bütün şarkılara kapalıydılar
bir genç kız değmemişti saçlarına

beni de kırdılar ben artık küsüm
yağmurları yağmıyor ağaçlarıma
sularından içmiyorum susadım ama
beni de kırdılar soğuk bir ölüm
çevik bir bıçak gibi çakıldı aklıma
oysa bir şarkıyım yeniden doğan günüm
bütün şarkılara kapalıydılar

ATTİLA İLHAN

Tyork
29-01-2010, 00:31
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

Nazım Hikmet Ran

Ridwone
29-01-2010, 00:34
KAYIP ÇOCUK
Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?

CAN YÜCEL

Tyork
29-01-2010, 00:37
Son Otobüs

Gece yarısı. Son otobüs.
Biletçi kesti bileti.
Beni ne bir kara haber bekliyor evde,
ne rakı ziyafeti.
Beni ayrılık bekliyor.
Yürüyorum ayrılığa korkusuz
ve kedersiz.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telâşsız, rahat
seyredebiliyorum artık.
Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,
elimi sıkarken sapladığı bıçak.
Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.
Geçtim putların ormanından
baltalayarak
ne de kolay yıkılıyorlardı.
Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,
çoğu katkısız çıktı çok şükür.
Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,
ne böylesine hür.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telâşsız, rahat
seyredebiliyorum artık.
Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,
karşıma çıkıveriyor geçmişten
bir söz
bir koku
bir el işareti.

Söz dostça
koku güzel,
el eden sevgilim.
Kederlendirmiyor artık beni hâtıraların dâveti.
Hâtıralardan şikâyetçi değilim.
Hiçbir şeyden şikâyetim yok zaten,
yüreğimin durup dinlenmeden
kocaman bir diş gibi ağrımasından bile.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nâzırın, ne kâtibinin şakşağı.
Tas tas ışık dökünüyorum başımdan aşağı,
güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.
Ve belki, ne yazık,
hattâ en güzel yalan
beni kandıramıyor artık.
Artık söz sarhoş edemiyor beni,
ne başkasınınki, ne kendiminki.

İşte böyle gülüm,
iyice yaklaştı bana ölüm.
Dünya, her zamankinden güzel, dünya.
Dünya, iç çamaşırlarım, elbisemdi,
başladım soyunmağa.
Bir tiren penceresiydim,
bir istasyonum şimdi.
Evin içerisiydim,
şimdi kapısıyım kilitsiz.
Bir kat daha seviyorum konukları.
Ve sıcak her zamankinden sarı,
kar her zamankinden temiz.

Nazım Hikmet Ran

Ridwone
29-01-2010, 00:39
BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

Nazım Hikmet Ran

Beste
29-01-2010, 09:52
Boşlukta bıraktım artık acıyı kederi...
Sende bıraktım ben o büyük sevgiyi,
Ellerinde yitip giden bir cocuktum oysa
Hayalleri olan hayata umutla bakan bir çocuk

İşte sen öldürdün onu hemde hiç acımadan,
Bir saniye bile düşünmeden
Tek duyabildiğim senden
"Artık bitti ! gidiyorum ben" diyorken

İşte öyle biri artık bu çocuk
Elinden alınanlara hayran gözlerle bakan,
Yeni bir güne umutla başlayan,
Kendi benliğini arıyor artık bu çocuk

Kayıp kentini arar karanlık gecelerde,
Kimsenin uğramadığı o ıssız sahillerde,
Arar ama çare nerede ?

Nerede o aydınlık günler, o güneşli öğlenler ?
Neden buralar artık karalara bürünmüş.
Nasıl bir dünya burası yarabbi.

Hiç alışmadığım sabahları karşımda bulduğum
Uyandığımda gerçek olmasını istemediğim bir durum
Geçecek artık,yarın geçecek diye avuttuğum
Kendini zamana bırakmış biri artık bu çocuk.

__________________

Anonim

kübray29
29-01-2010, 10:52
GÖZLERİM GÖZLERİNDE

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

nLçC
29-01-2010, 12:04
MAVİ LİMAN


Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...


Nazım Hikmet Ran

poc4hont4s
29-01-2010, 12:09
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

nLçC
29-01-2010, 12:10
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında..

Bir sayfa önce vardı bu şiir:o

poc4hont4s
29-01-2010, 12:18
Çoğu şiirin tekrarı burada var yinede koyayım dedim sorun olmaz diye düşünüyorum;)

GupSe=)
29-01-2010, 12:40
BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

ATTİLA İLHAN (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=27)

eğitmen
29-01-2010, 19:46
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.


Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.


Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim


Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!


http://www.siirperisi.net/images/sair.gif YILMAZ ERDOĞAN (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=94)
(a)

koyUmavİ
29-01-2010, 20:31
kendinmi yazmıştın ?

nLçC
30-01-2010, 11:53
Desem ki / Cahit Sıtkı Tarancı

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen
Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür,
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Sıtkı Tarancı

ghost rider
30-01-2010, 13:00
Dağlarının başı pare pare dumanlı
Şehit düşen aslanlar dinli imanlı
Bunca insan haykırıyor yalanmı
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ...!

Bir can ne ki MİLYONLARCA can feda bu cennet vatana
Minnetin hiç bitmesin bu vatanı sana emanet eden atana
Borcumuz çoktur bu vatan için kefensiz yatanlara
İşte bunun için diyoruzki
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ...!

ALINTIDIR...


Arkadaslar bu arada öncekı konuda bax oldugunu belırtemyı unutmusum söyledıgım yer bosna hersek speed serverdır :D

Beste
30-01-2010, 13:01
Başlığı Yanlış Yere Açmıştınız.

Bkz:Yazın Düşün Bölümü (http://forum.travian.com.tr/forumdisplay.php?f=82)

Şiir Çok Çok Güzel=)

OSMANLI58
30-01-2010, 13:03
güzel paylasımm...

RandyRhoads
30-01-2010, 13:09
Güzelmiş..

dwarfish
30-01-2010, 13:13
Taşınmıştır...

Örümjex53
30-01-2010, 13:19
güzel şiir

Berkan
30-01-2010, 13:23
Güzel olmuş

Richard_x
30-01-2010, 19:16
İnadım Kara,Gök Kara ,Deniz Kara!



http://www.medya72.com/images/haber/8904.jpg

Ne yamaçlar aşmak gerekmiş artık bir solukta,
Yine de susuyorum susmasına da…
Benle var olan dünya benle bitmeyecek,
Yüreğe ansızın oturan işte bu aslında.

Her şeyin katran siyah olduğu bu gecede
Gözümün feriyle yazmak sana…
Yazmak için ararken kalemi,
Yine sen koşuyorsun mürekkep misali kalemin yardımına…

Çok parlak görünüyor her zamanki gibi gölgen,
Tam anlamıyla yıkamayı beceremem yüzümü,
Sabun kalmıştır gözümde,
Berrak görmem belki de bu yüzden.

Şikeste dallarda hala astığım rengarenk kumaşlar
Ateş kıvamında her ahım,
Dicle’de, Fırat’ta ağlar.
Sönmek yerine tutuşmuş ahlar,
Üzerine yaremi bir de bu dağlar…


Tek ölümü özlüyor beden ,her gün görmekse ölümü senden…
Varsın olsun,
Daha yeterince yok olmadım en derininden
Ateş böceğine inat bin kez sönüyorum,
Yok artık yanmak…
Ve sana inat tek rengim
Bahardan çalmak artık, tümüyle yasak.

Ocağı temmuza ısmarlıyorum, an olur gelir elbet…
Akdeniz’e özeniyor insan,
Maki olası geliyor çınara nispet.
İnadım kara, deniz kara, gök kara
Gel dağıt artık mavini ,bin nasihatten iyidir bir musibet..
Emrullah DAL

Alıntıdır...

x1crt
30-01-2010, 19:24
güzel şiirler koymuşsunuz ;)

PunisherCan
31-01-2010, 01:12
Ağladığımı kimseye söyleme anne!
Onlar beni ağlamaz biliyor.
Onlar beni en zor günümde bile ayakta,
Hayatla dalga geçer biliyor.

Ağladığımı kimseye söyleme anne!
Onlar beni yıkılmaz biliyor
Ben aslında onun gözlerine
Bakmaya bile kıyamazken
Onlar benim içimin yandığını,
Yüreğimin yandığını bilmiyor.

Ağladığımı kimseye söyleme anne!
Onlar beni kral biliyor
Ben odamda köşeme çekilmiş,
Her günün akşamı ağlarken
Onlar benim bir sevgili uğruna yandığımı
Düşünmek bile istemiyor.

Ağladığımı kimseye söyleme anne!
Onlar için ben, en sağlam köprülerden,
Daha sıkı bağlıyımdır hayata,
Onlar beni ölümsüz biliyor
Ben her gün ölüm ile yaşam arasında
Bir o yana bir bu yana giderken,
Onlar benim ne yaşadığımı,
Tahmin bile edemiyor...

Kim yazmış bilmiyorum, araştırmadım:). Güzel bir şiir olduğu için paylaşmak istedim.
Alıntıdır...

All Starz
31-01-2010, 01:20
Kendin Yazsaydın Daha İyi Olurdu :) Yinede Sağol Paylaşım İçin :)

PunisherCan
31-01-2010, 01:23
Kendin Yazsaydın Daha İyi Olurdu :)

Kendim yazdım zaten. Sitenin tekinde okudum, buraya yazdım. Kopyala-yapıştır yok :):):):D

nLçC
31-01-2010, 12:43
AŞKIMIZ BİR ROMAN

Kalbimde arama eski yerini
Sen gözümden akan sele karıştın
İstesem de artık sevemem seni
Hasret rüzgarına yele karıştın

Seninle aşkımız eski bir roman
Yandı sayfaları külüdür kalan
Sevgilim herşeyim sendin bir zaman
Ne yazık sonunda ele karıştın

Kırılan kalbim var dinmez bir kini
Ömrümce sürecek aşka yemini
Kavuşmak imkansız artık sevgilim
Dönüşü olmayan yola karıştın

Ahmet Selçuk İlkan

Ridwone
31-01-2010, 20:47
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,


SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...



Can Yücel

Ridwone
31-01-2010, 20:48
bu benım favorı sıırlerımdendır cok sevıyorum bu sıırı...

Beste
01-02-2010, 10:39
kendinmi yazmıştın ?

Hayır Alıntı

kankalar1115
01-02-2010, 11:04
EFSANESİN ÇANAKKALE (http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=70957&siir=1207261)

Atatürk vasiyet etti
Vatan bize emanetti
Çanakkale bir ibretti
Efsanesin Çanakkale

Şöyle bir dön geriye bak
Canlı şahit truva at
Çanakkale Eceabat
Efsanesin Çanakkale

Düşman gelmiş bölük bölük
Türk Askeri o'na dönük
Tarih yazmaz seni yenik
Efsanesin Çanakkale

Asker gelmiş tüfeklerle
Mermi bitmiş süngülerde
Dillerdesin övgülerle
Efsanesin Çanakkale

Kale gibi Askerin var
Sanki bir set sanki duvar
Çanakkale düşmana dar
Efsanesin Çanakkale

Testere
01-02-2010, 11:36
Kalk git diyor içimden bir ses. GİT vur kapısına kırarcasına seni kırdığı gibi. Çıkar dışarıya gece yarısı kuru ayaza, ölüm gibi korkunç o boş sokakları göster, yalnızlığın nedemek olduğunu göster ki anlasın yaptığı hatayı. Tutme elinden bilsin ki korkunun nedemek olduğunu, tutma elinden üşüsün bilsin nekadar zor olduğunu. Hissetsin üzerine esen sert rüzgarı ve o an sarıl "SENİ SEVİYORUMM" de... Öğrensin sevmenin nedemek olduğunu...


[Alıntıdır]

böcük47
01-02-2010, 11:48
soluksuz okudum. gayet hoş =) daha uzun olmasını isterdim. paylaştığınız için teşekkürler.

Testere
01-02-2010, 11:50
soluksuz okudum. gayet hoş =) daha uzun olmasını isterdim. paylaştığınız için teşekkürler.


Dahada uzasa tadı kaçardı. Bende Teşekkür Ederim.

Testere
01-02-2010, 12:10
Kalk git işte bakma
Bakma bana öyle
Seviyorum dediysem de
Sen inanmıyormuş gibi yap
Kalk git işte
İlla ki söylememi istersen de
Ben aşka inanmam
Kalk git işte sensiz kalsam da
Bana bu gün ölmek haram...


Sadece kırık bir kalp olsa iyi ya ama ardında bir cinayet var..ölü bir ruh ne kadar berrak olabilir ki!Acılara sebep olmak,sırf bunun yükümlülüğünden kurtulmak için kaçmak!Sevgi yürek ister ama..Sebepleri ortadan kaldırmak,çabalamak yerine bir kalbi tuzla buz yapmak..Giderler zaten hep sevgiyi bahane kılarak..Yaralarını sarmak akla gelmez,akla gelmez sarılmak..


[Alıntdır]

..Dmla..
01-02-2010, 12:23
Güzel , Hoş . . :)

Testere
01-02-2010, 12:31
Güzel , Hoş . . :)

Teşekkürler...

RandyRhoads
01-02-2010, 12:31
güzel olmuş;)

nLçC
01-02-2010, 12:42
BİR BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR!

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzğar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?
Destanını yapmış,kasideye kanmış.
Bir el ki;ahretten uzanmış,
Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!
Öpelim temizse dudaklarımız,
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
Rüzğarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.
Geri gitsin alkışlar geri,
Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,
Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin,
Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle söz senin.
Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzğar bekliyor!
Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?...

Arif Nihat Asya

Testere
01-02-2010, 12:50
güzel olmuş;)

Tek yorum yazan arkadaşım Teşekkürler.

St_CreAcTİvE
01-02-2010, 12:53
Arkadaşım bir insanın yorum yapması bu konunun okunmadığı anlamına gelmez cevap yazmayanlar forum kirlenmesin diye yapmışlardır.

MrKarizma
01-02-2010, 13:00
Güzelmiş.Devamını bekleriz. :)

MrKarizma
01-02-2010, 13:02
Teşekkürler , paylaşımlarının devamını dilerim. :)

Gözyaşı
02-02-2010, 00:39
UTANSIN

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden... ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

NECİP FAZIL KISAKÜREK

astlayk
02-02-2010, 00:47
Antalya'm...
Elbet bir gün geleceğim senin berrak aynanda karşına...
Ve olan kişi kollarımın altında sana karşı diyeceğim...
İşte benim Aşk'ım bu... Senin kadar sevebildiğim tek şey...
Ama o gün gelene kadar sen teksin Antalya'm...

(astlayk)
[pek şiir gibi değil ama yinede sizlerle paylaşmak istedim nedeni yok..]

Halil ibrahim
02-02-2010, 01:34
Bu kent sana ağlarsa susturamazsın.



Yazık olur
gelmelerin ,gitmelerin tümüne.

Dahası
Duyarsın ki
Gök kubbe dediğin O mavi yığın
Çöküvermiş üstüme

Boynu büküklüğüm
Enkazdan çıkamamışlığımı resmederse
Ve bir yangın büyürse harabelerde
Anla ki naçar olmuşum
Çuvaldızın sivri ucu kendime
Sen alınma /İncinme /Gücenme.

İstersen dip sarhoşluğu,
İstersen vurgun sonrası şaşkınlığı de,
Toprakta kışlamış tombul bir solucan gibi
süklüm püklüm ardın sıra sürünüşüme...

Ne dersen de...

Ama sakın sakın ola beni
Yorgun savaşçı belleme

Bil ki inatla
Ve yorgunluk duymadan
Sabahlara ayna tutmadayım
Yoksa geceler boyu
Baş ucunda işim ne?

Yere göğe sığmıyorsun içimde...

Bir yatıyor
Bin kalkıyorsun
Hepsi sen kokuyor ama
Hepsi başka biçimde.

Hiç kesintisiz yeniden başlıyorum
Nice milatları koyarak ezberime
Senden yine sana geçiyorum.
Ayak izlerim imdir
Sende kayboluşlarımdan
Sana dönüşlerime

Biraz kül biraz duman bu benim işte...

Gözün gibi bak diyemem ama
Bilemem neler olur
Eğer dokunursan
Bana ait çizgilere

Bu kent sana ağlamasın olur mu?
Ağlarsa Susturamazsın!..

Kendim için bir şey istiyorsam namerdim...

Sadece bu şehir ağlamasın diye...

Yağmur duası sonrası
Umutsuz bir amin niyetine

Bir tutam ilgi
Bir tutam sevgi
Katamaz mısın gülüşüne?

alıntıdır

Halil ibrahim
02-02-2010, 01:54
Ne güzel demiş Can Yücel.....



Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda, Kaldırımda, Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli. Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli.
Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti. Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür.

Gözyaşı
02-02-2010, 12:00
....Diye biri

Özlem denen bir sevdanın peşinde,
Özlem, ömür boyu koşu gibidir.
Özlem, ölsem bile yanı başımda
Özlem mezarımın taşı gibidir.

Özlem, hem özlenir, hemi hasrettir,
Özlem’le yaşamak tatlı bir derttir.
Özlem fırtınadır, soğuktur, serttir,
Özlem, gözlerimin yaşı gibidir.

Özlem, yeterlidir üşümek için,
Özlem, hoş bir yüktür taşımak için,
Özlem, benim gıdam yaşamak için,
Özlem, garibanın aşı gibidir.

Özlem, kaderiyle bile baş eder,
Özlem, şeytanları dahi tuş eder,
Özlem, pembe hayalleri kuş eder,
Özlem, çaresizin düşü gibidir.

Özlem, daim ateşlere yandırır,
Özlem, susuz değirmenler döndürür,
Özlem ağustosta bile dondurur,
Özlem zemherinin kışı gibidir.

Özlem isyan etmez, Özlem çıldırmaz,
Özlem cehenneme bile aldırmaz,
Özlem süründürür ama öldürmez,
Özlem zalimlerin başı gibidir.


Hocamoğlu

RaKKaR
02-02-2010, 18:36
SEVDALI YÜREGiM...http://img158.imageshack.us/img158/7159/cid25aah0zj4.gifhttp://img158.imageshack.us/img158/5409/yeniyil10anivm9.gif


Yürek gölümün tek yakamozu,
Düşen cemre gibi,
Sabahı ilk ışıklarıyla
Doğan güneş gibi
Sevdalı yüreğim,
Ah!.. yaralı yüreğim,
Mum gibi eriyip dururken yanı başımda;
Vazgeçmesini bilmedi ki senden,
Unutamadı ki seni
Bu deli yüreğim.



Sensizliğini kaldırımlara haykırmıyor artık.
Hayallerinle avunmaktan,
Bulup bulup yitirmekten usandı yüreğim.
Gün gün
Adım adım
Damla damla
Büyüyen sevgim;
Ne kaldırımlara
Ne kağıda,
Ne de bu aleme sığar artık.
Yokluğunda
Masmavi bir göl yaptım yüreğimde;



İçinde aşkınla dolu sevda taneciklerinin
Göz yaşlarımla süslenmiş
Kimsenin görmediği,
Pırıltılarından bir göl yaptım.
Sevgimi o gölde boğmak istedim.
Kendi içimde;
Adım adım
Damla damla
Nefes nefes yarattığım gölde
Boğmak istedim sevdamı.
Anlamıştım bu yaranın kapanmaz olduğunu,
Lokman Hekim’in haklı olduğunu.


Ama beceremedim
Sevgimi, yani seni
Yani canımın damlalarını
Nasıl kendi içimde boğabilirdim ki ?!
Yüreği senin için çarpan,
Kalbi kırık,
Yorgun bir
Bir avare yarattın,
Senin için nefes alan;
Senin için yaşayan
Yüzü gülen,
İçi alev alev yanan
Yaralı bir avare yarattın...



Hani vardı ya
Göz bebeklerinden yüreğini okuyan
Avare diyip
Yüzüne bakmadığın
Ve her gidişinde
Hunharca kül ettiğin
Bir yürek vardı
Hatırlar mısın?
Ya da boş ver
Hatırlama
Kapının ardında kalsın
Şaheserin....


Bu avare diyip
Yüzüne bakmadığın,
O hunharca kül olan yüreğin sahibi,
Yürek gölünde boğamadı sevdasını,
Senin gibi olamadı bir türlü,
Bırakıp gidemedi
Kapının ardındakini,
Ve yürüdüğün
Her kalabalık kaldırımda
Seni sevdiğini haykıracak gözleriyle
Ama sen duymayacaksın...



Belki
O kaldırımlarda boğulacak da...
Ama yine unutamayacak seni,
Gözünde bir damla yaşla yaşayacak;
Ama
Ne senden
Ne de seni sevmekten vazgeçecek.......

Alıntıdır

LUCESTA
02-02-2010, 18:37
Bu bir aşk şiirimi yani?

Ridwone
02-02-2010, 18:37
EY DOST!

Heyben acıyla dolar da; Nefes alamazsan,
Gel! Huzur bulacağın kıyılarım senindir.
Umutların solar kurur da; su bulamazsan,
Beraber sulayalım, gözyaşlarım seninidir.

Yalnızlık hep koynunda, bir türlü atamazsan
Anahtar her zamanki yerde; evim senindir.
Derin Bir düşe düşersen; bir el bulamazsan,
Yanındayım ben! Tut elimi; elim senindir.

Siyah beyaz olurda hayat; renk katamazsan,
Gök kuşağın olurum. Tüm Renklerim senindir.
Aylar hep Eylül olur; nisanı bulamazsan,
Tarlam dolu dolu! Kır çiçeklerim senindir.

Rahatlamak isteyip kimseye kızamazsan,
Kopar yırt! Sararmış şiir notlarım senindir.
Fırtınaya tutulur; bir liman bulamazsan,
Demir at sineme dostum! Koylarım senindir.

Kanadın kırılırda; maviye uçamazsan,
Ne güne duruyor al! Kanatlarım senindir.
Çaresiz çilelere; bir umut bulamazsan,
Kendime etmediğim; dualarım senindir.

Ey dost,
Yanım senindir
Yarım senindir,
Canım senindir,


Mehmet Orhan durdu

GupSe=)
02-02-2010, 18:39
Çok güzel olmuş, teşekkürler ..

Berkan
02-02-2010, 19:13
Yazarı kim şiirin

Gözyaşı
02-02-2010, 21:41
Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm


Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar


Ataol Behramoğlu

@Fg
02-02-2010, 22:10
Ne kadinlar sevdim zaten yoktular
Yagmur giyerlerdi sonbaharla bir.
Azicik oksasam sanki çocuktular
Biraksam korkudan gözleri sislenir.
Ne kadinlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemistir.
Hayir, sanmayin ki beni unuttular.
Hala arasira mektuplari gelir.
Gerçek degildiler, birer umuttular
Eski bir sarki, belki bir siir
Ne kadinlar sevdim zaten yoktular.
Yalnizliklarimda elimden tuttular
Uzak fisiltilari içimi ürpertir.
Sanki gökyüzünde birer buluttular,
Nereye kayboldular simdi kim bilir.
Ne kadinlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemistir.

Atilla İlhan

Testere
02-02-2010, 22:31
Küçüklüğümden beri, matematik öğretmenim bana sayıları kullanarak nasıl para kazanacağımı öğretti. Kimya öğretmenimse çamaşır suyu ile tuz ruhunu karıştırırsam zehirlenebileceğimi söyledi. Fizik öğretmenim de, yerçekimi kanununun olduğunu, buna göre dengede kalabilmem için ayaklarımın daima yere basması gerektiğini söyledi.

Rehber öğretmenim mi? Onu zaten, sadece sınavlara hazırlanırken tanıdım. O da, sınavlara çok iyi hazırlanmam gerektiğini söyledi ve sınavlarda başarılı olmam için nasıl ders çalışmam gerektiğini öğretti. Bir de, mutlaka üniversiteyi kazanmak zorunda olduğumu, yoksa hayatımın zehir olabileceğini söyledi.

Ben hâlâ hayatı öğrenemedim. Ama ben hayatı öğrenmek istiyorum. Hayatın içinde, hayatta var olanlarla beraber olmak istiyorum.

Gitar kursundan tenis kortuna, oradan da, o tiyatro senin, bu sinema benim gezmek mi sizin sosyalliğiniz, hayatta var olma sevinciniz?

Peki, bana yardımlaşmayı kim öğretecek? Yolda gezerken, çocuklarına ekmek parası için dilenen bir annenin kucağına harçlığımdan bırakacağım küçük şeylerin büyük bir mutluluğun sebebi olabileceğini, bunun için de cebimde küçük paraların olması gerektiğini kim öğretecek?

Birilerine gerektiğinde yardım edebilmenin ve yine gerektiğinde birilerinden istemeden yardım görebilmenin gerçek sosyallik olduğunu kim söyleyecek?

Bana kuşların dilini kim öğretecek? Onlara ekmek vermeyi ve onlarla arkadaş olabilmeyi... Bir fidanın da bir çocuk gibi ilgiye ve sevgiye ihtiyacı olduğunu kim öğretecek?

Bana yaşlılara neden saygı duymam gerektiğini, neden annemin ve babamın benim hayatıma bu kadar karıştığını kim öğretecek?

Ben hayata hazırlanmak istiyorum. Ben belki de ayakkabı boyacılığı yaparak da karnımı doyurabilirim. Ama bana şefkati, sevgiyi ve bunların değerini kim öğretecek? Birilerinin yardıma ihtiyacı olduğunu, olduğunda da yardım edemesem de -insan olduğum için- en azından “vicdan” denilen şeyin azabını nasıl çekebileceğimi kim öğretecekti?

Öğretmenim ben sıkıldım trigonometriden, logaritmadan… Periyodik cetvelin nasıl sıralandığından bana ne!

Hayatın anlamını hâlâ bilmiyorsam… Ve en önemlisi, hâlâ gökkuşağının altından geçirecek hayallerim yoksa...

Son bir soru sorabilir miyim? Bana bir şeyler öğretiyorken, siz de bir şeyler öğrenebiliyor musunuz?
Öğrendiğinizi uygulayabiliyor musunuz?

Alıntıdır.

Not: Arkadaşlar olumlu veya olumsuz öz bir yorum yaparsanız sevinirim.Böylece paylaşımın nekadar iyi olup olmadığını anlar dahada dikkat edebilirim. Saygılar...

koyUmavİ
02-02-2010, 22:43
okudum güzel ilerliyordu ama bi sonuca varamadım

teşekkür ederiz.

Testere
02-02-2010, 22:44
okudum güzel ilerliyordu ama bi sonuca varamadım

teşekkür ederiz.

Bence güzel bi mesaj vermiş :( yinede teşekkürler.

osmancrm
02-02-2010, 22:45
çok güzel olmuş
ama alıntı değildir inşallah

koyUmavİ
02-02-2010, 22:46
Son bir soru sorabilir miyim? Bana bir şeyler öğretiyorken, siz de bir şeyler öğrenebiliyor musunuz?
Öğrendiğinizi uygulayabiliyor musunuz?


buraya kadar güzel ilerliyordu
son cümle kafamı karıştırdı :D

Testere
02-02-2010, 22:54
çok güzel olmuş
ama alıntı değildir inşallah
Gönül isterdi ki bu güzel sözleri ben bir araya getireyim :) ama alttada yazmıştım Alıntı.

Son bir soru sorabilir miyim? Bana bir şeyler öğretiyorken, siz de bir şeyler öğrenebiliyor musunuz?
Öğrendiğinizi uygulayabiliyor musunuz?


buraya kadar güzel ilerliyordu
son cümle kafamı karıştırdı :D

Burada bu yazıyı yazan kişi, bize okulda hayat hayat, size hayatı öğretiyoruz adı altında öğretilenlerin dışında bambaşka güzelliklerle insanlık dolu hareketlerle dolu bir yaşam, dünya olduğunu vurguluyor.Ve senin dediğin yerde ise siz bana hayat adı altında bunları öğretiyorsunuz ama bunların dışında bambaşka şeylerde var gerçekten tat alabildiğim alabileceğim siz bunları gördünüzmü? yaşadınızmı? ya da sizde sadece benim sizden gördüğüm "Hayat" adı verdiğiniz alemdemisiniz? gibisine bir anlam var.

Umarım yardımcı olabilmişimdir :)

jukhan
02-02-2010, 23:54
Sözde senden kaçıyorum, dolu dizgin atlarla,
Bazen sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun, en serin imbatlarla,
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla,
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla,
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla,
Sözde senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla,


Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle,
Öldür bendeki beni sonra dirilt kendinle,
Çarpsan kara sevdayı en azından yüz binle,
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle,
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle,
Ama her defasında geri döndüm seninle,
Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle,
Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle.


Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki nemsin?
Bazen kız kardeşimsin, bazen öpöz annemsin,
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin,
Eksilmeyen çilemsin,
Orada ufuk çizgim, burada yanım yöremsin,
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin,
Çaresizim, çaremsin,
Şaşırdım kaldım işte bilmem ki nemsin?



Yavuz Bülent Bakiler

En sevdiklerimden, paylaşmak istedim.

Hangyaku
03-02-2010, 00:01
Alıntı olduğunu belirt lütfen...

Kara_Cellat
03-02-2010, 00:23
Kimin yazdıgı altta yazıyor zaten

ARMED[FORCE]
03-02-2010, 10:10
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Yüz yıldır bekliyor beni
bir şehirde bir kadın.

Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.

Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından




Nazım Hikmet RAN

kübray29
03-02-2010, 10:26
Hep Geç Kaldım
Sana hep geç kaldım ey hayat!
Ashabı kehf uykusundaydım. Yeni uyandım!
Koştum! Gemiye binmiş ve çoktan yol almıştın
Başka sevdalılarla hülyalara dalmıştın
Rıhtımda hüzünlü ve yalnız! hayatsız kaldım

Sana da hep geç kaldım ey gül!
Nice Gül Bahçelerine bir umutla daldım
Virane olmuş… Diken yığınları kalmıştı
Ya güller kurumuş, ya başkaları kapmıştı
Gülsüz, çiçeksiz, hazan bahçelerinde kaldım

Sana da hep geç kaldım ey mutluluk!
Ağlatan hüzünlü senaryolarda rol aldım
Mutluluk rollerinde adım hiç yazılmadı
Hep yanımdan geçti, bir kez durup da bakmadı
Başkasına aittim dedi, sevinçsiz kaldım

Sana da hep geç kaldım ey şehir!
Usulca bir hayattın kucağıydı muradım
Yerleşik bir hayata bir gün olsun geçmedim
Hayalimi süsleyen şehre gitmek istedim
Âşıkların binmiş, tren gitmişti. Geç kaldım

Sana da hep geç kaldım ey ölüm!
Sabun köpüğüne yazılmış hayata kandım
Geçen kırk yıl acaba bir rüya mı diyorum
Yaşadım mı? Yaşamadım mı? bilemiyorum
Ey ölüm! Kim bilir! belki sana da geç kaldım

Mehmet Orhan Durdu

Ridwone
03-02-2010, 11:52
Belki Bir Gün

Belki bir gün duyarsın diye
Cebimde senden kalan birkaç harfle
Kurduğum her cümlenin sonuna
Seni seviyorum ekledim
Hem de geri gelmeyeceğini bile bile.

Belki bir gün dönersin diye
Hasretine sardım yüreğimi
Ve yokluğunda ıslanan düşüncelerimi
Bulutlu havalarda sis kütlelerinde aradım
Hem de bulamayacağımı bile bile.


Ömer GÖDEOĞLU

PunisherCan
03-02-2010, 11:57
Harika bir şiir...
Teşekkürler

Gözyaşı
03-02-2010, 12:05
YAĞMUR KAÇAĞI

elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni


geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

Attila İlhan

Berkan
03-02-2010, 14:41
Güzel paylaşım

RaKKaR
03-02-2010, 16:59
Kapılar Kapandı..

Kapattık kapılarımızı dostlarımıza
Mesafeler koyduk araya...
Bir merhaba demek için, girmeleri gerekti sıraya...
Bize çok ihtiyaçları olduğu an mesguldük.
Not bıraksınlardı, sonra arardık, başka zaman...
Sınavdan en iyi notu aldıklarında, gözlerindeki pırıltıyı göremedik,
Bir küçücük armağan veremedik.
Canları yandığında, bize koşamadılar nefes nefese,
Ne kadar hasrettiler bir dost sese...
Görüşürüz; ya salı, ya çarsamba günü, diye diye kaçırdık nijanı, düğünü.
Paylaşamadık o en çoskulu anlarını, seveceğimiz yanlarını.
Hayat denen suyun akısında, birlikte çağlayamadık,
Ölümlerini bile geç duyduk da, vaktinde ağlayamadık...
Bu hikaye hem acı, hem uzun,
Selam vermeden geçiyoruz artık yanından komşumuzun.
Bahanelerle etrafımızı sardık
Oysa biz, biribirimiz için vardık,
Adına huzur dedik, iş dedik, can cana olmaktan vazgeçtik, .. yalnızlığı seçtik.
Herkes bir yalana kandı,
Ne olursa olsun sebep, aslında KAPILAR hep, kendi üstümüze kapandı!


alıntıdır.....

RaKKaR
03-02-2010, 17:08
KIRILDIM AŞKA AMA ONUN HABERİ YOK..!!!!!

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,seninle konuşuyorum.. Bugün..sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum.. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine.. Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanmak geliyor... Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum.. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum.. Bende olan seni,hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı.. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında.. Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu.. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini..kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım.. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum..
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana....Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,gecede, uykumda....Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin kii……?
Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana....
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım..Ayak uyduramadım yorgunluğuna Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım..
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın, dokunuşlarında kendini bulan.. Ama! En çok da imkânsızın oldum...
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum.. İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum.. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan göz yaşların, birikmişliğin oldum......
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum... Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim..!
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?

Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin...! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor...... Görüyorsun işte, aşk a ve sana ihanet etmiyorum..
Benim kırgınlığım aşka…. Sen üstüne alındın......

ALINTI

Qw3RtY95
03-02-2010, 17:12
..

Gittin...! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.. Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...




Harika.....(:

ÖMAS
03-02-2010, 17:16
Tavşan dag'a küsmüş,dagın haberi yok :D

(Sadece başlık'a göre yorum yaptım )...

Ridwone
03-02-2010, 19:44
HAYAT NEDİR VE NE DEĞİLDİR?

Hayat skor tabelası tutmak değildir.
Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.
Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir.
Hafta sonunda yalnız olmanız da değildir.
Şu sıralar sevgiliniz olması değildir.
Geçmişte sevgiliniz olması ya da hayatınıza kaç sevgili girdiği de değildir.
Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir.
Sizi kimin öptüğü değildir.
Aileniz ya da onların serveti değildir.
Hangi okula gittiğiniz değildir.
Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir.
Ne çesit müzik dinlediğiniz değildir.
Okul notlarınız değildir.
Ne kadar akıllı olduğunuz değildir.
Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.
Hayat standart testlerle tanımlanan kişiliğiniz de değildir.
Hayat bir kağıda dökülmüş hayat hikâyeniz ve bu hayat hikâyesini kimin kabul ettiği de değildir.

Ama hayat; Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir.
Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir.
Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir.
Dostluklarınızdır.
Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.
Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.
İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır.
Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir.

Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.

Ve hayat bu seçimlerdir zaten.

Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.


Ve insanlar böyle büyürler... Unutmayın;

Hayata kendimizden ne katarsak, hayattan da onu alırız.

nLçC
03-02-2010, 20:00
Ağla Yüreğim

Akşam olur
Bir başıma kalınca
Bu yerde...

Özlemin
Ateş olur..!
Dokunduğun her yerde
Kıvılcımlar saçar
Özlem ateşin
Yangınlara döner...

İçimde
Yıkılmaz sandığım
Dağlar erir
Ormanlar bir bir yanar.

Eğil başım
Sen..
Öne eğil....

Bunca yıldız varken
Gece neden karanlık olur
Sevdiğim.....

Kaybetmeyince
İnsan
Bilmezmiş
Elindeki nimetin kıymetini.

Ağla yüreğim kendi haline
Sen
Şimdi ağla..

Melih Baki

Gözyaşı
03-02-2010, 20:24
Güneşte

denizin sonunda mavi bir duman gibi
gözümde tutuyorsun.
Yeşil bir erik dalı yüreğim
sen altın tuylu bir yemiş
sallanıyorsun.
Fakat ben seni böyle bir yemiş ve bir duman gibi görmenin yerine
sahiden görmek istiyorum çıplak ayaklarını
sahiden dokunmak istiyorum uzun parmaklı ellerine


- Nazım Hikmet Ran

Ridwone
03-02-2010, 20:26
Sol yanım çok acıyor anne.


Merhaba anne,

Yine ben geldim.

Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi.
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,

Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi.
Bende ağladım,

Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
“Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi.
“Bari okula sen götür” dedim.
'Kızım, iş' dedi.

Bende “banane dedim, ağladım.
'Kızım, ekmek' dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan
yıkıyormuş' dedi.

Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne.
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne.
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,

Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,

Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.

Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,

Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,

Anne çook...


Bedirhan GÖKÇE

ömürr
03-02-2010, 20:32
Benim düşlerimin içinde
O uyuyordu,duyuyordum.
Ben bir uykusunda onun,
Bir düş’ünde bulundum…
Uyuyordu,duyuyordu,
Avundum.
Benim düşlerimin içinde
O uyumuyordu,biliyordum.
Ben ne bir uykusunda onun,
Ne de bir düş’ünde bulundum…
Bulunsaydım,
Vururdum….

Özdemir ASAF..

Gözyaşı
03-02-2010, 20:32
DUVARA ASTIĞIM

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem.
Ben seni beklerken ölmem ki...
Beklersem...


Özdemir asaf


Hayatıma yön veren, ve 4 satırda beni anlatan şiir..

Ridwone
03-02-2010, 20:35
Benim düşlerimin içinde
O uyuyordu,duyuyordum.
Ben bir uykusunda onun,
Bir düş’ünde bulundum…
Uyuyordu,duyuyordu,
Avundum.
Benim düşlerimin içinde
O uyumuyordu,biliyordum.
Ben ne bir uykusunda onun,
Ne de bir düş’ünde bulundum…
Bulunsaydım,
Vururdum….

Özdemir ASAF..

senı burda gormek gusel ortak gusel sıır:)

ömürr
03-02-2010, 20:47
senı burda gormek gusel ortak gusel sıır:)

sağol ortak senden kıskandım :D
senin yazdığın hayatla ilgili olan şiir güzelmiş hemen çaldım tabi :D :)

Ridwone
03-02-2010, 20:54
nereye caldın ortak deseydı ben sana sen calmadan verırdım:)

ömürr
03-02-2010, 20:58
nereye caldın ortak deseydı ben sana sen calmadan verırdım:)

gerek yok ortak.
senin işin vardır falan alıkoymayayım ben şimdi :D
dedimya ben çaldım zaten :D

Ridwone
03-02-2010, 21:01
gerek yok ortak.
senin işin vardır falan alıkoymayayım ben şimdi :D
dedimya ben çaldım zaten :D

hmm anladım ne cok dunucelımıssın ortak sen ya:D

ömürr
03-02-2010, 21:04
hmm anladım ne cok dunucelımıssın ortak sen ya:D

övünmek gibi olmasın arkadaşım :cool:
sağolasın yinede :D

ömürr
03-02-2010, 21:19
siyah beyaz tuşlarında piyanomun
seni çalıyorum şimdi
çaldıkça çoğalıyorsun odada
sen arttıkça ben kayboluyorum

seni doğuruyorum geceye
adını koyuyorum aya bakarak
her şey sen oluyor her yer sen
ben ölüyorum

sesini duyuyorum rüyalarımda
gözlerimi kamaştırıyor ışığın
rüzgar sen gibi dokunuyor bana
ben doğuyorum

duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
dokunmuyorsun bana
sen gibi bir şimşek çakıyor
tam kalbime düşüyor yıldırımı
ben gidiyorum..

ARMED[FORCE]
04-02-2010, 09:22
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım



Can YÜCEL - Bulusmak üzere

kübray29
04-02-2010, 10:10
Ağır Yaralı

Beni ta kalbimden vurdu gidişin
Bütün umutlarım ağır yaralı
Aklımdan çıkmıyor veda edişin
Büyün duygularım ağır yaralı


Dünyayı başıma yıkmışcasına
Bağrıma kurşunlar sıkmışcasına
Sanki bir savaştan çıkmışcasına
Bütün anılarım ağır yaralı


Aşkımız verirken en son nefesi
Yıkıldı gönlümün sevda kalesi
Sırtımda sanki bir bıçak darbesi
Bütün anılarım ağır yaralı


Ayrılıp gidecek söyle ne vardı?
Sonunda aşk değil gurur kazandı
Artık mutluluğum dünlerde kaldı
Bütün yarınlarım ağır yaralı! ...



Ahmet Selçuk İlkan

RaKKaR
04-02-2010, 17:24
Küsülmez Sevdalara
Unutma!
yüreğinde bir ismin imzası var
ve sen onu silemezsin

söküp atamazsın ne kadar uğraşsan da
seninle beraber büyür ıcındekı sızı
ilk önce onu hissedersin
başkasına dokundugunda…

unutma!
bir kere sevdin mi
uzun uzun yanarsın
sitemler.. öfkeler birikirken ıcınde
sen azalırsın.
dilinde küfür elinde kadeh eksik olmaz
günler böyle geçer. alışırsın…

unutma!
sabahlar artık gecikir.
ister sağa dön ister sola
gözüne uyku değil gidenin hayali gelir…
kendini şiirlere verirsin
elin sigaraya gider her on dakika da bir
fena zehirlenirsin…

unutma!
bir süre güvenmeyeceksin kimseye
kandine sığınacaksın
aşk konuşulduğunda sen susacaksın
of larla ah larla başlayacaksın her cümleye
çevrende senden başka herkes haksız olacak
senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe..

unutma!
bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
biri seni bulacak…
önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
biraz ürkeceksin.
ne kadar dirensen de nafile
insansın sonuçta, seveceksin….
eski acılara bakıp da küsme sevdalara
gavura kızıp da oruç bozulmaz
sök at kafandan acaba ları!
bir kemik aynı yerden
iki defa kırılmaz..

artık kararmaz gecelerin.
bir daha yaşlar akmaz gözünden.
sabahların gecikmez.
kim bilir ağladığın günlere gülersin
bir defa öldün ya zamanında?
bir daha ölmezsin…

alıntı

Testere
04-02-2010, 20:16
Evinde yalnız bir aşık çölde bir damla su
Garip bir görev ve yalnız bir yabancı gibi
Zaman sessiz bir iğne hayat bir dantel
Yarışta sakat bir atlet kader pusuda beklerken
O bu günü yaşıyor
Dünü unutmaya hevesli aklında bir silahla
Sokakta aç bir kurt kaypak bir yan sözünde
Kör bir umut ve anlamsız bir fal var öyküsünde
Zor bir soru için güvensiz bakışlar
Basit bir sırrı var ,ama hiç cesur değil anlatmaya
Kaybettiği bir şey yok kazandığı hiç bir şey
O arsız bir sürgün içindeki zindanda..
İçindeki zindanda...


Alıntıdır

mustafa29
04-02-2010, 20:27
Kendi içinçe çatışan çelişen güzel etkileyici bir yazı.Kelimelerin derinliğine indin mi kayboluyorsun.

Çok sağol böyle muhteşem bir şeyi paylaştığın için:)

ömürr
04-02-2010, 20:29
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum..

Özdemir Asaf...

Gözyaşı
04-02-2010, 20:47
Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim.

Özdemir Asaf