PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Haftanın Konuğu Kara Fatma



mustafa29
03-01-2011, 10:45
DuRaKeS:Evet ilk sorular benden..
-Basketbolu severmisiniz?
-Benim hakkımdaki düşünceleriniz?

- Evet basketbolu severim, ilk okuldayken basketbol takımındaydım.
- Senin hakkında çok fazla bir bilgimyok, o yüzden şu anda yorum yapmam yanlış olur.

Clakson:Merhabalar ...
-Kara Fatma sanırım bir İstiklâl savaşı kahramanlarından .
-Neden bu kadar hayranlık duyduğunuzu öğrenebilir miyim ?

-Merhaba
-Kara Fatma yani Fatma Seher ERDEN hanım dünya tarihine geçmiş bir bayan, yaşadığı dönemin koşullarına baktığınızda kaçıp saklanmak varken tüm ailesini yanına katarak hatta ÜLKESİNİ doğurduğu çocukların üzerinde tutan bir vatansever. Bir 5 dakikanızı ayırıp özgeçmişine göz atarsanız beni çok daha iyi anlarsınız.
-Savaşçı ruhlu, pes etmeyen, kimseye boyun eğmeyen ve mağrur bir hanımefendi. Atatürk'ü bir kenara koyarsak kendime örnek alabileceğim daha güçlü bir imge göremiyorum.

Kübray29:Senin için hayatta en büyük başarı nedir ?
-Seni tam anlamıyla anlatan tek kelime nedir ?
-Kafamızda bir şekil oluşması bakımından benzetildiğin bir ünlü var mı abla ?
-Sevdiklerin - Özlediklerin - Korkuların?
-Mutlu olmanın formülü var mı ?
-Sevdiklerin için neleri göze alabilirsin bir sınır var mı ?

-çok iddalı biri değilim o yüzden devasa başarılarım yok ama şöyle arkama dönüp baktığımda 3 çocuk sahibi olup eşim şehir dışında çalışırken, bir yandan işe gidip iki arada bir derede 2 kere atıldığım yüksek lisansımı tamamlamış olmayı bir başarı olarak nitelendirebilirim.

-Başarı için hedef gerekir benim tek hedefim çocuklarımı ayakları üzerinde durabilen güçlü bireyler olarak yetiştirebilmek. Bu gerçek olduğunda en büyük başarımı elde etmiş olacağım

-karadeniz
-bazen demi moor a benzetirler ( ona benzetiliyor olmaktan hiç hoşlanmam o ayrı konu

-bazen geçmişimi özlüyorum, özellikle 20 li yaşların ilk yıllarını yaşarken farkına varamıyoruz ama zaman çok hızlı akıyor

-şimşekten, yıldırımdan korkarım bir de rüyalarımdan.

-formülü var mı yok mu bilemiyorum ama öğrendiğim tek şey, eğer birşey ( ya da biri) için kendi

-isteklerinden, kendinden sürekli taviz vermen gerekiyorsa, o sana mutluluk getirmiyor. Aksine zamanla seni kemirip bitiriyor. O yüzden mutlu olmak için önce kendin olmayı bilmek gerekli diye düşünüyorum.

-bu sorunun ucu fazlasıyla açık, bir sevdiğim için bir diğerini feda etmem ama kendimi hiç düşünmeden feda ederim.

Emremessi:Gerçekte adınız nedir ?
-Ne tür şeylerden hoşlanırsınız ?
-Nerelisiniz ?
-Yaşınız kaç ?
-Benim hakkımdaki düşünceleriniz ?
-Şimdilik bu kadar...

-ismim feyza
-hoşuma giden herşeyden, çok geniş bir soru
-sutopu hariç neredeyse tüm spor dallarını severim, kitap okumayı ( son zamanlarda okuyamasam da), oyun oynamayı, dans etmeyi, kimsenin olmadığı yerlerde şarkı söylemeyi,sudoku çözmeyi, çocuklarla bahçede koşturmayı,.....
-baba tarafım artvin, arhavi anne tarafım muğla, ankarada yaşıyorum
-öhöö öhöö ( bu soru yasaklanmamışmıydı ? ) 30+ şimdilik böyle 40+ olunca tekrar yazarım :d
-emre seni de çok tanıdığımı söyleyemem, asıl sizin benim hakkımdaki yorumunuz ne onu merak ediyorum
:d teşekkürler

All Starz:Travian forumda sizi yazarlığa çeken en büyük etken nedir ?

-lise yıllarımdan bu yana şiir yazıyorum, ufak tefek denemelerim de olmuştu, yazmak beni rahatlatıyor, mutlu oluyorum birşeyler yazdıkça...
Burada yazar olmak... öyle bir ihtimal hiç aklımda yoktu, hatta bunun bir seçimle yapılacağını da bilmiyordum. Teklif bana geldiğinde atakan'a; ben buralarda çok yeniyim, neden ben,... şeklinde birkaç soru yöneltmiştim. Beni hiç tanımayan insanların, yazdıklarıma değer vermesi hoşuma gitti, en çok bunu sevdim.

Hayki:Niye Kara Fatma? Beyaz Fatma veya Kirmizi Fatma degilde?


-Kara Fatma, Fatma Seher ERDEN'in lakabıdır, o yüzden Kara Fatma; bir de kirmizi diye bir renk yok.
-Ayrıca avatarımdaki bayan Fatma Seher Erden'dir.


Themask:Geçmişdeki bir halk kahramanına bu kadar hararetli saip çıkan birinin bugünü için yapdıkları nelerdir....
-Kadın kahramana saip çıkan siz FEMİNİST misiniz....?
-Her feminist çirkindir diye düşünüyorum siz ne düşünüyorsunuz.....
-Üyesi ve sempetizanı oldugunuz guruplar..
-Bu gün Kara Fatma için ne yapdınız....?
-Kara Fatmanın hayatınızda ki yeri.....?

Bilmiyorum, pek de güçlü olduğumu sanmıyorum, yapabildiğim tek şey insanları bir şeye inanmadan önce onu sorgulamaları yönünde iknaya çalışmak.
-Feministlik, haklı olduğuma inandığım noktada düşüncelerimi savunmaksa evet feministim. --Cins ayırımı yapmayı doğru bulmuyorum. Herşeyden önce insanım, sonra kadınım, sonra anneyim... ama önce insanım.
-Kim dediyse oturduğu yerden konuşmuş demek ki, o sözleri ciddiye almamak gerek.
-Forumu soruyorsan üye olduklarım profilimde görünüyor zaten, reelde de eskiden bir okuma grubuna üyeydim 1-2 senedir sadece sempatizanları olmakla yetiniyorum.
-Sanırım burada yazdıklarım sayesinde birkaç kişiye daha tanıtmış oldum.
-Özellikle kızlarımın da örnek almasını isteyeceğim bir insan, onun müfrezesindeki bazı bayan askerlerin "özelliklerini" biliyorsunuzdur. Ne olursa olsun güçlü durmaları gerektiğini, kendileri doğru olduğu sürece hiçbir zaman boyun eğmemeleri gerektiğini ifade edecek daha güzel bir örnek olamaz.

mustafa29
03-01-2011, 10:47
Ritorna:Karafatmanın,haftanın konuğu olduğundan haberi yok sanırım.
-İsim?
-Yaş?
-Hobileriniz?
-Nerelisiniz?

-İsmim Feyza, Artvin, Arhavi kökenliyim, 30 yaşı geçeli biraz zaman oldu Çok değişkenimdir o nedenle hobilerim de sürekli değişir şu sıralar sudoku ve travian.

Ridwone:Ben geldim ama elim boş gelmedim yorulmussundur bi yorgunluk kahvesi içelim
-Türk Kahvesimi -Nescafemi hangisini daha cok seversin?
-Seni rahatlatan bir müzik varmı?
-Bana bir resimle ömrünü yansıtabilir misin?
-Bir şiir olsa seni anlatan bu hangisi olurdu?
-Üç renkle bana hayatı anlatabilir misin?

-Kahve çok makbule geçti, teşekkür ederim
-İkisinin de içileceği yer ayrıdır ama Türk usulu daha bir başka
-L.V.Beethoven ya da Mozart ama yalnız olmak kaydı ile, kimse keyfime nazar etmemeli.
-Siyah bir fon, sol alt köeden başlayıp sağ ortaya doğru dalgalı çizgiler düşün ama kimi yerde kalın kimi yerde incelen bir sürü renk ve çizgiler. En büyük renk beyaz, diğer renkler daha ince şeritler halinde sarı biraz daha belirgin. Tam anlatamadım ama yaklaşık böyle birşey olurdu. Bir gün çizer yollarım sana.
-Beğendiğim, okumaya doyamadığım bir dünya şiir var ama tümüyle beni anlatan bir şiir ile karşılaşmadım. Herhalde bunu yazsam yazsam bir ben yazarım ya da beni benden daha iyi tanıyan biri.

-Beyaz - Gri - Daha koyu ve pis bir Gri

Ridwone:-Geçmişte yaptığın hataları tekrar yaptığın oldu mu?
-İnsan bir gül müdür bir gün müdür yoksa bir an mıdır?
-Bir kitap yazacak olsan başlığını ne olarak belirlerdin abla?
-En çok beğendiğin özlü söz nedir?
-Yaşamdaki amacın nedir?Neleri değiştirmek isterdin?


-Daha önce insanlara çok güvendim ve hepsi bana tecrübe dediğimiz kazıklar olrak geri döndü, yine de insanlara güveniyorum ve işin gerçeği özellikle bazılarının bana kazık olarak dönmesinden çok korkuyorum.
*İnsanın canını en çok sevdikleri acıtırmış.
-İnsan bir an dır, bir bakarsın vardır bir bakarsın ...
-Muhtemelen kitabın konusu ile alakalı bir başlık seçerdim.
-" Başkalarının sana gülmesini istemiyorsan, önce sen kendine gülmelisin"
-Yaşamda bir amacım yok, görevlerim, yükümlülüklerim var onları en iyi biçimde yapmaya çalışıyorum.
-İlk gençlik yıllarımda daha dirayetli biri olabilmeyi, kendim için mücadele edebilecek güçte olabilmeyi isterdim. Belki o zaman hayaller düş olarak kalmazdı.

Ridwone:-Hayata neden geldik diye sorusu sorulunca ilk cevabın ne olur ?
-'Yabancılar içinden yabancı' sözünden ne anlıyorsun?
-Derdini anlattığın kisiler var mı?
-'İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti.. ' cümlesini açıklar mısın?
-Hangi yazarları seviyorsun ?


-Ölmek için

-İlk okuduğumda gözümün önünde; bir turist kafilesi ve içlerinde daha gençten bir çocuk hepsinden biraz daha yalnız, biraz daha geride ve hüsünlü ve derinlere dalıp giden gözlerle etrafına bakınan bir sahne belirdi.

-İyi bir dinleyiciyimdir, çok güzin ablalık yapmışımdır ama kendimi kolay kolay kimseye açamam. Kişiler var iken; kişi var oldu. Kaybettiğim dostuma arkadaşıma hala çok üzülüyorum bunları buraya yazmak bile çok acı.

-Sana açıklayabilmem için önce birinin bana açıklama yapması gerek
Ben insanların farklı olabileceğine inanmıyorum ( kendine karşı ), içiyle dışıyla birdir ve tek kişidir. Severken de kaçaren de herşeyin farkındadır. Farkında değilim diyorsa, aptaldır.

-Okumaktan ve sohbetinden hoşlandığım pek çok isim var ama en başında Atilla Şenkon geliyor, bir de okumaktan zevk alıp konuşmayı sevmediğim isimler var örneğin Mehmet Eroğlu, unutmadan kitabını okumuş olsam da olmasam da saatlerce oturup dinlenecek isimler var ki bunların başında Turgut Özakman ve Nazlı Eray gelir. Hele ki Nazlı hanımın ışıltısı, insana neşe veren o enerjisi bir başkadır.


Ridwone:-` Kursağıma bırakıldı ask ´ cümlesini açıklar mısın bana?
-Canını yakan birine karsı ` intikam alma acı verme ´ hissi hic oldu mu ?
-Su zamana kadar en cok üzüldüğün sey veya olay nedir ?
-Ölene kadar sadece bir sihir hakkın olsaydı o sihiri nerede kullanırdın?
-Gülerken ağladığın oldu mu yada ağlarken güldüğün?


-40 derece sıcakta, kan ter içinde kocaman bir yokuşu tırmanıp eve gelirsin, daha elini yüzünü yıkamadan mutfağa gider, dolabı açar koca bir bardağa buz gibi suyu doldurursun. Acele eder sürahiyi bırakmadan bardağı dudaklarına götürürsün, daha su dudağına değmeden ayağın kayar, elindeki sürahi, bardak bir yana fırlar ve sen suratını buzdolabının kapısına çarparsın.
Artık elinde ne buz gibi su vardır ne de bardak, sana kalan cam çizikleriyle dolu iki el ve kanayan bir surat.
Bu haldeyken bile içemediğin o suya üzülürsün ya, işte kursağında kalan aşk, içemediğin o bir bardak soğuk sudur

mustafa29
03-01-2011, 10:48
pragmaduane:Hoşgeldin, hoşgeldin.
-Öncelikle merhaba, hazır isen bir sonraki kısımlarda sorulara başlıyorum
-Bana biraz ilk yazmaya başladığın dönemi anlatır mısın? Sebepleri nelerdi, seni hangi olay etkilemişti ve yazmaya başlamıştın

-Hoşbulduk Aras;-
-Sorularınıza her zaman için hazırım
-İlk yazdığım şiir hanımeli (http://forum.travian.com.tr/showthread.php?t=24043) isimli şiirimdi. Genelde mecaz kullanmama rağmen o şiirde hiçbir mecaz anlam yoktur. Gözümün gördüklerini yazıya geçirmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam o hanımeli parçasının karakalem çizimini de yapmıştım ama kimbilir hangi çöplüktedir şimdi.

-İlk o hanımelinin görsel güzelliği etkilemiş olmalı ki hala görüntüsü hafızamdadır, sonra bir dönem şiirlerimde hep ölüm vardı, şimdilerde herşey, günü gününe tutmaz ama tuaf yanı dışarıdan bakınca çoğu aşk gibi algılanıyor,
azraile yazdığım bir şiiri, bir arkadaşım okuyup sevdiği insanı benim azraili nitelediğim figüre oturtmuştu

Dominic-T:Merhaba Feyza,
-Hayatında ideallerin nelerdir? Bu ideallerine ulaşabildin mi? Eğer ulaşamadıysan bunlara ulaşabilmek için nasıl bir çaba yada nasıl bir çalışma sarf ediyorsun?

-Merhaba İlkay,
-Ben hayata çok umutsuz bakan biriyim, vazgeçmeyi öğrendim. Zamanla, yavaş yavaş her birinden vazgeçtim. Bu yüzden hiçbir çabam da yok.
Sanırım çok çabuk havlu attım.

Pençe:İyi akşamlar Sorularım hazır ..
-1 ile 10 arasında değerlendirecek olsanız, siz ne derece mutlusunuz?
-Çizgi kahramanlardan hangisi olmak isterdiniz? Neden ?
-Eğer dünyadaki bir kişi ile bir hafta boyunca yer değiştirecek olsanız, bu kişi kim olurdu ?
-Neden ?
-Size altı aylık ömrünüz kaldı deseler, kalan altı ayınızda neler yapmak isterdiniz?

İyi akşamlar;

* Benim ibremin 1 ile 10 arasında sabit bir noktada durması mümkün değil, çok mutluyken bir de bakmışsınız tüm dünyam yıkılmıştır, bu haldeyken alakasız bir sebep nedeniyle bir öncekinden çok daha neşeli, eğlenceli hatta mutlu bile olabilirim. İbreyi sabitlemek zor.

*İsimini hatırlamıyorum ama eskiden bir çizgi filmde istediği kılığa girebilen bir kahraman vardı, değişimi seviyorum o yüzden şekil değiştirebilen biri olmak isterdim.

*Ölümümden önceki son 6 ayı bana haber verseler çok mutlu olurdum. Yapmayı arzu edip de bir türlü sıra gelmeyenleri hemen listenin başına alır, gözüm açık gitmemek için hepsini yapardım. Örn. Nemrut'ta sabahlamak, Kuzey ışıklarını izlemek, Sn pettersburg da karlı bir kış günü yürüyüş yapmak, Venedik'e festival zamanı gidip sevdiğimle romantik 3-5 gün geçirmek, paraşütle atlamak, bungee jumping, Fırtına Deresi'nde rafting,... listem çok uzun yaa şunu bir sene yapsak


ego<:Merhaba Feyza Hanım..
-Şiire olan ilginiz hangi yaşlarda başladı? İlk şiirinizi (hanımeli'ni) ne zaman yazdığınızı hatırlıyor musunuz?
-Şiir yazarken ortam sizin için önemli midir?
-En çok sevdiğiniz şairler hangileri?
-Kendinizi yakın hissettiğiniz bir akım var mı?
-Muzaffer İzgü; "şiirin yüzde on'u ilham, geri kalanı çalışmaktır" demişti.. Bu fikre katılıyor musunuz?

-Merhabalar,

-hanımelini 1991 yılında yazmış olmam gerek, kopya çekmeden net cevap veremem

--İçimden yazmak geldiyse, ortamın bir önemi kalmıyor. Tabii arkadaşlarla yapılan bir konuşmanın ortasında müsade isteyip de yazılmıyor o ayrı konu.

-Pek çok şair var ama Orhan Veli'nin dizeleri... o dizelerde kendimi unutuyorum.

-Orhan Veli'den bahsetmiştik değil mi?

"çalışmak" kelimesine dikkat etmek gerek, bundan kasıt farklı renkleri okuyup, çevreyi gözlemleyip kendini çeşitlendirmeye çaba göstermekse bu düşünceye %100 katılıyorum yok kağıda yazdığımız satırlar ile günlerce aylarca uğraşmak ise ilhamın yanında % 10 daha veriyorum.

-Ne yazık ki evet, bazen kendimizi kaptırıveriyoruz. Üzüm yemekten ziyade bağcı dövmenin peşinden gidiyoruz. Oysa elde ettiklerimiz gönül kırıklıklarından öte olmuyor. Bize ait fikirlerin dışındakileri kabullenmek bir yana, uygulamasak da varlığına bile tahammül edemiyoruz. Hırs bürüyor içimizi. Hayat çok fazla önemseniyor, hani bir söz vardır 3 kuruşluk adama 5 kuruşluk değer verirsen geri kalan 2 kuruşuyla da seni satar diye; işte hayat da bizi o iki kuruşa satıyor ama gözlerimizdeki hırs perdesi bunu görmemize engel oluyor maalesef

ego<:-Hayatınızda iz bırakan yerli/yabancı filmler oldu mu, olduysa hangileri? (Sorulara baktım göremedim veya vardı da dikkatimden kaçmış olabilir..)
-Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur derler.. Mevz-u bahis insanoğlu olursa, onlar içinde gözünü kör edecek derecede zaafların olduğu söylenebilir mi?
-Pencerenizi süsleyen, zaman zaman dertleştiğiniz bir begonyanız, menekşeniz... vb var mı? -En çok şükrettiğiniz şey?

-Ölü Ozanlar Derneği, işlediği konuya farklı bir yaklaşım getirmiş olmasından ötürü
Nefes, Türk sinemasının istedikten sonra aksiyon sahnelerinde çok başarılı olabileceğini ispat ettiğinden ötürü ( ayrıca konu da çok iyi işlenmişti)
Gönül Yarası, gönlümde bir yara açmayı başardığı için.

* Arzu ettiklerimin %90 ına sahip olmuş biriyim ama hiç bir zaman hırslı bir kişi olamadım. Çeveremdeki olayları gördükçe hem hayattan hem kendimden soğudum, adına insan denen ama insan olamamış bir tür olduğumuzu düşünüyorum çoğu zaman.

-Yok o kadar sabırlı değilim (kaktüsü kurutmayı başarmış biriyim),
dertlerimi kağıtla kalemle paylaşırım, çoğu zaman da sigaram ve gözyaşlarımla

-Çocuklarımın sağlığı

mustafa29
03-01-2011, 10:49
H.A.M:Selamlar Feyza ablacım
1) Hayatta yapmayı isteyipte bir türlü fırsat bulamadıgın şey nedir?
2) Oyunda mı daha fazla vakit geçirirsin forumda mı?
3) Kendi Kendine '' Lanet olsn nerden bulaştım bu oyuna '' dediğin oluyor mu?
4) Ben Kazanacak mıyım sınavı

Merhabalar Anıl,
1- Koşmak, ama ciddi anlamda bir antranör eşliğinde koşup Türkiye 100 mt elemelerine girebilmeyi isterim.
2- Sanırım kafa kafaya gelir, şu sıralar yağma çok zaman alıyor o olmazsa forum baskın çıkacak gibi.
3- Yok demedim hiç, bu oyun olmasa başkasına bulaşmış olacaktım, değişen birşey olmayacaktı yani. Zaten traviana da Batak ve Okeyden sıkılıp yeni bir oyun ararken bulaşmıştım.
4- Kazanacaksın bundan şüphem yok ama kazandığın yer hak ettiğin ve gitmeyi sitediğin yer olur mu onu bilemem. Bunu senin çalışman belirleyecek. Çözeceğin her bir fazla soru, seni hayallerine bir adım daha yaklaştıracak. Yok ben bu şehirde mutluyum diyorsan, yan gel yat tabii.

Baabaabaa:Merhaba Fayza abla;
-Soru cevap diyaloğları çok güzeldi hepsini okudum.
-Halil abi'yede katılıyorum o nasıl bir yorumdu...
-Sorulmasını istediğin bir soru sorulmuş gibi bu soruyu yanıtlar mısın?
-Aklına birşey gelmediyse kalabilir.

-Merhabalar Burak;
-Soruları ve cavapları sıkılmadan okumuş olmana sevindim.
-Şu anda aklıma bir soru gelmiyor, gelse bile yine de senin soru sormanı tercih ederdim.

Robinson:Merhaba Feyza Abla .
-Ben bir soru sormak istiyorum ..
-Şiirin sana göre tanımını yapar mısın ..?

-Merhaba Robi;
-Cevaplaması en zor soru bu sanırım, bunu hiç düşünmemiştim yazacaklarım kısa olsa da bu sonuca ulaşmak zamanımı aldı.
-Şiir benim için bir dost. Hüznümü, sevincimi paylaşan, yalnız bırakmayan, kaprisi olmayan, sıkıp bunaltmayan bir can yoldaşı.

Baabaabaa:Benim hakkımda ne düşünüyorsun sorusunu senin için seçtim abla;
-İyi insanların kötülük karşısında daha kötü olduğunu düşünüyorum. Kötü insandan kötü değil. Kötülükten daha kötü. Kötülükten daha kötü olan insanlar içindeki kötüğü köreltmiş insanlardır bence...
-Her insanın içinde bir kötülük vardır. Bu insanın doğasında var. Kıskançlık, kin, nefret, nankörlük...
-Abla, sen kötülükten kötü bir insansın bence.
-Hayatla savaşmak kolay değil, bu savaşta kayıp verdiğin en değerli kişi yada duygu nedir?
-Allah bağışlasın, devletine milletine hayırlı genç olsunlar inşallah. 3çocuk sahibisin abla. İsimleri nerler? Nelerden hoşlanırlar? En son neye ağladılar? Aralarında bir husumet var mı varsa en anlaşamadıkları konu nedir? Allah sağlık versin. Benim için onlara vurur musun ben öyle severimde

İster istemez bu cümleler nasıl daha karışık yazılabilirdi acaba diye düşündüm çok teşekkür ederim, yukarıda saydıkların gerçektende bende pek bulunmayan duygular ama çok daha fazlasına sahip olabilseydim keşke o zaman hiç üzülmezdim.

*Bazı olaylar karşısında düşünürüm "aslında" ile başlayan "yapmak lazım" ile biten cümleler kurarım ama hiçbir zaman anlık düşüncenin ötesine geçemez. Böyle anlarda ben bile korkarım kendimden. Tanrı hepimizi içimizdeki şeytandan korusun.

-Çok zor zamanlarım oldu; öyle 1 gün, 3 hafta gibi kısa dönemler değildi, bu süreçte birbiriyle aynı anlama gelen 2 cümleyi küpe yaptım kulaklarıma

"Allah dağına göre kar verirmiş", "Tanrı taşıyamayacağı yükü kuluna yüklemezmiş" özellikle bu ikinci cümle ile hep güç buldum kendimde. Taşıma kapasitemin çok daha üzerinde yük yüklendim ama asla boyun eğmedim kimseye ve bu yıllarda gördüm ki yolun başındayken tatlı sözleriyle destek sözü verip yaparız ederiz diyenler o gün geldiğinde oralı bile olmadılar, maşallah sen her şeyi hallediyorsun deyip kenara çekildiler.
-Uzun lafın kısası Burak ben insanlara olan inancımı kaybettim, dünyada geriye kalan şeylerin değeri var mı, işte bunun yorumu da sana ait.

-Güzel dileklerin için teşekkür ederim, isimleri Tuana, Hüseyin Avni ve Zuhal.
-7 yaşındaki bir çocuk neden hoşlanıyorsa TAZ grubu da onlardan hoşlanıyor, tabii aralarında farklılıklar var ama burası için gereksiz bir detay olur.
- Her gün birbirleriyle itişip kakışıyorlar hem de onlarca kez, canları acıyınca da ağlama ve şikayet seansı başlıyor

T_T:ne ben karayım
-ne ismim fatma dediğiniz oldumu hiç?

-Merhaba Erkan,
-Evet bana karşı profilden yapılan böcük alaylarından ( biten s7) sonra ben de o cümleleri profilime eklemiştim sanırım. Sahi hangi birlikti o, şimdi ismini bile hatırlamıyorum

* "Ne Ben Karayım ne de ismim Fatma" yazıp alt kısma Fatma Seher Erden'in kısa özgeçmişini eklemiştim.

Berkan
03-01-2011, 13:38
Feyza ablamız ile güzel bir röportaj

Yücel Saygı
08-04-2011, 15:01
Çok iyiymiş ta.

wwww
29-05-2011, 19:01
cevaplar beni tatmin etti? teşekkürler