PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Haftanın Konuğu ChuCky



mustafa29
12-10-2010, 10:01
mustafa29:Merhaba;
Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Adınız,yaşınız,işiniz,şehriniz,medeni durumunuz...vs

-Merhaba kardeşim,
-Hakan ismini kullanıyorum, 17 yaşımı da tamamlıyorum bu hafta içinde.
-İstanbul'da yaşıyorum; yaşımın tek dezavantajı olarakta bekarım

mcq3st:Merhaba,
-Kaç Yaşındasın?
-Saç Tipin Nasıl?
-Hangi Takımlısın?

-Merhaba kardeşim,
-17 bitti sayılır.
-Saç tipim derken? Soruyu tam anlayamadım ama, kışın kumral'ım; yazın sapsarı açıyorum, özel günlerde de fön çekerim.
-Koyu bi' Fenerbahçe taraftarıyımdır.

batu1907:sayın chucky size sorularım şunlardır:
1-kaç yaşındasınız?
2-hangi takımlısınız?
3-gerçekten istediğiniz rütbe katiplik midir?
4-travian hangi serverlerde oynarsınız?
5-adınız nedir?

-Merhaba kardeşim,
-3 sorudan 2'si yaş sorusu oldu maşallah.
Sayenizde 18'e girecem.
Kalbim Fenerbahçe'den yana.
-Üyelik, Kâtiplik, Moderatörlük vb. rütbeler kişiye bir şey katmıyor kanımca -sanal hayatta derece kazanmaktan başkabir şey de kazandırmıyor yani bizlere- Rütbemde de son derece memnunum, üye olsam yine memnun olurdum ondan şüpheniz olmasın. Rütbe için karakterini düşüren bir sürü kişi tanıdım ve hepsi forumun önde gelenlerindendi, şuansa hepsi banlı durumda. Rütbe için söyleyeceklerim bunlar. Karakterimizden ödün vermeyip, herkesle dostça ve seviyemizi bilerek geçinebilmek hatta ve hatta bu dostluğu reel hayata taşımaktır önemli olan. Böyle bir kişilik yapısına sahip olan birisi, hayata; rütbe atlayarak başlamıştır zaten.
-Eskiden -1,5 sene önce- oynardım Travian'ı yani artık benden geçti Travian. s2, s3, s4, s8, s10, s11'de az da olsa speed server'da boy göstermiştim.
-Adım Hakan.

bera_at:merhaba sormak istedigim sorular şunlar :
1- yasınız kac
2- nerde oturuyorsunuz
3-memleket nere
4-travianda köyun var mı varsa hngi server?
5- isim ve soyisim ne?
17 kardeşim.

-İstanbul'da oturuyorum.
-Anne tarafı Bulgaristan göçmeni, baba tarafımsa Edirne; bense İstanbullu bir melezim. (:
-Travian'daki son köyüm s10'da idi. Oda 1.5 sene önceye ait bir köy.
-İsmim Hakan.

All Starz:Ohoo Hakan bey, sizi burda görmek ne kadar güzel : D
-Sorulara geçersek.
-Lise okuyoruz sanırım ?. Hangi alan/bölüm.
-Kendini biraz tanımlarmısın ?. Nasıl birisin, neyi seversin, neyi sevmezsin, hobilerin fovilerin ?
-Ve daha erken ama 24 Ekim Fenerbahçe - Galatasaray maçı için skor tahminin nedir ? .

-Teşekkür ederim kardeşim.
-Lise 4'üm, üniversiteye hazırlanmaya çalışıyorum elimden geldiğince; bölümüm Yabancı dil bakalım hayırlısıyla istediğim bölüme giricem.
-Kendimi tanımlamaya başlayayım o halde...
-1.75-77 boylarında, 65-67 kiloları arasında; kışın yeşil, yazın mavi gözlü bir gencim.
-Herkesle iyi geçinip, her ortama ayak uydurabilirim. Gerektiğinde ciddi, gerektiğindeyse makarasını yapan biriyimdir.

-Futbol hayatımın en önde gelenlerinden biridir, yaklaşık 8 senedir futbolla iç içeyim, hayalim hep futbolcu olmaktır; hâlâ da devam ediyor aslında, şuan Amatör bi' kulübe transferimi gerçekleştirdim, dershaneye gidip, üniversiteye hazırlanmak daha ağır basmaya başladı çünkü. Eğer kazanırsam üniversiteyi, kazandığım şehirde bir kulüpte devam edicem futbol yaşantıma. Bakalım.

-Laubaliliği, cıvıklığı, otobüste sesli konuşulmasını hiç sevmem. Diğerlerine sabır ediyorum, şimdi kafamda toparlayamadım diğer sevmediklerimi.

-Fobime hiç rastlamadım ama kitap okumak, spor yapmak en büyük 2 hobimden biridir.

3-1 alacağız, o gün bu skoru hatırlatırım size.

mustafa29
12-10-2010, 10:03
Ridwone:Hayatındaki en büyük keşken neydi..
-Pencerenden dışarı baktıgında ne görüyorsun?
-Canın sıkıldıgı z
-Seni rahatlatan bir müzik varmı?
-Ayrılık sence neyin habercisi?


-Hep keşke sevmeseydim demişimdir hayatım boyunca, keşke, keşke, keşke....
-Bir sürü pencere beni seyrediyor, havada da çok sıkıcı. :s
-Canım sıkıldığında kitap okurum, odamı toparlarım, müzik dinlerim, okey oynarım; sıkıntının türüne bağlı bu.
-Beni rahatlatan müzik diye hiçbir müziğe dikkat etmedim, ama SlowTürk iyi gelir her daim.
aman genelde ne yaparsın..?
Açılan yeni bir kapının habercisidir... Yeni bir kapıya ihtiyaç yok belki ama ayrılıklara da çare yok

Ridwone:Hayatında en çok önemsediğin şey nedir?
-Üzüldüğünde ne yaparsın?..
-Yanlız kalmak iyi midir kötü mü?
-Yağmuru sever misin?
-Son günün olduğunu bilsen kiminle geçirirdin o günü ?...

-Annem ve dostlarım.
-Sana yazarm. (:
-Bence iyidir, çok uzun süreli olmadıktan sonra yalnız kalmak muhteşem bir şeydir bence.
-Ama şöyle yalnızlıktan bahsediyorsan, kimse olmıycak, sevdiğin olmıycak; o zaman işin rengi değişir; berbat bi' durum.
-Yağmur yağınca, kendimi dışarı atarım, şarkı söylerek yürürüm. Baya severim yağmuru.
''yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını, herkesin yüzü gözü ıslak, başları eğik omuzlarının arasında, yağmur yağdığında herkes, benim hep olduğum gibi.''
Hiçbir fikrim yok, kiminle sorusundan ziyade kimlerle? Yetişebildiğim herkese yetişip; vedalaşırım.

Ridwone:Şimdiki ruh halin?(mutsuz mutlu gibi...)
-Birisine gerçekten güvenmen için o kişinin ne yapması gerekir?..
-Issız bir adaya düşsen yanına ALACAĞIN ve ALMAYACAĞIN şeyler nelerdir?
-Hayatının neredeyse tümünü kaplayan teknolojik alet sence hangisi?..
-ve dahada derinlestirelim sorulari
En sevdigin söz?

-Mutluyum ama uykuluyum.
-Hiçbir şey yapmasına gerek yok sadece biraz zaman geçirsek o kişiye güvenip, güvenemeyeceğimi anlarım.
-Dış dünyayla bağlantı kurabilmek için bir teknolojik alet, büyük bir villa havuzu da dahil, 10-15 hizmetçi, güzel bir eş, futbol sahası, 15-20'de dost. (:
-Telefon ve bilgisayar olmadan yaşanmaz gibime geliyor ya, o kadar içine girmişik bu aletlerin
-Küçük İskender, Can Yücel, Cemal Süreya, William Shakespeare, Victor Hugo, Can Dündar, Kahraman Tazeoğlu, Cezmi Ersöz, Ceyhun Yılmaz, Sunay Akın, Elif Şafak ve daha niceleri... hepsinin bir çok sözü aklımda, sadece belirli bir sözü sevmiyorum, anlamlıysa bir sürü söz severim. Ama imzam'daki sözün yeri ayrı.

'Ridwone:içimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti..' cümlesini aciklar misin?
-'KursağimSevgilin senin en yakin dostunu hayatindan cikarmani istiyor. Bu durumda naparsin?a birakildi ask' cümlesini aciklar misin bana?
-'ASK' konusunda en cok üzülen taraf kadinlar mi yoksa erkekler mi oluyor ?
-Bu sıralar en çok özledigin kişi?
-Şu an nerede kiminle olmak isterdin?

-Seni sevmek, içimdeki seni seven köpeğin ortaya çıkması demektir. Bütün kontrolü onun ele alıp, köpekleşme yolunda tam gaz ilerlemektir seni sevmek.
hakan. ( şiir gibi oldu (: )

-Bu nedir Rıdvan ya? (: Çok mu aradın bu soruyu sahiden. (:
-Aşk'ı yaşayamamış bu şahıs sadece onu anlayabiliyorum, aşık olduğu kişiler bir bir basmış tekmeyi.

-En yakın dostumu? Öyle bir istekte bulunacak bir karaktere sahip biriyle zaten birlikte olmam diye düşünüyorum. Benim tek dostum olcak, onu onun yüzünden hayatımdan çıkarcam; sözünü geçiremez benim üzerimde o kadar. Tam tersini ben istersem ondan ne yapacak? (:

-Mağdur kimse, o üzülür, erkekler peşinde koşup; ulaşamadığı kadını lanetleyip, üzülürler. Kadınlar ise ulaşamadığı erkeğe; aşk der, ne kadar üzülürler orasını bilmiyorum. ((: (((:

-Dershaneden bir kız, 2 haftayı geçti görüşemiyoruz; çok özledim.

-Dershane'de, onunla...

Ridwone:Sevgilini hic göz göre göre aldattin mi ?
-Canini yakan birine karsi 'intikam alma, aci verme' hissi hic oldu mu
-Su zamana kadar en cok üzüldüğün sey veya olay nedir
-Dostun/kardesin senin sevdiğini bildiği halde asik olduğun kizla birlikte oluyor. Bu durumda naparsin?
-Ask´i gözlerde mi bulmak gerek yoksa sözlerde mi?

-Aldatacak sevgilim bile olmadı doğru düzgün, aldatmaya fırsat olmadı yani. Ama asla aldatmam, o konuda kendime güvenirim. Eğer başka birine ilgi duyarsam, zaten öyle bir kişi bulurum ki sevecek, gözüm hiçbir şeyi görmez. (:

-Oldu, olmaz mı hiç. Bakışımla bile acı veririm ben canımı yakan kişiye, anladın sen.

-Boşver bunu Rıdvan yahu, yaralarımı deşme. :s

-Kardeşliğimi bitiririm ki böyle kardeşim zaten olamaz. Ama şöyle bir durum var, kardeşim ben aşık oldum diyip durumu açıklarsa, tamam kardeşim diye yanıt veririm. Ama direk damdan düşer gibi, gidip beraber olursa ve bunu ben ilişkideyken öğrenirsem biter her şey benim için.

-Aşk, yürektedir zaten, gözler ve sözler yüreğin aynasıdır. Ama gözler daha ağır basıyor sanırım, 10 saniye baksın bana, ömrümden alsın. :/

thewarlord:Benimde bir sorum olacak..
Sadistlikten hoşlanıyormusunuz?
(Katil Bebek felan..)
Zevk için bir yerlerinizi kesermisiniz?

Hoşlanmıyorum, bir oyuncak bebeğin yaptıkları ilgimi çekmiştir sadece, isminin söylenmesi falan hoşuma gider, daha bir hoş geliyor kulağıma ChuCky.

Zevk için bir yerimi kesmem için, aklımdan bir problemimin olması gerekiyor herhalde. Çok şükür ki böyle bir problemim yok.

mustafa29
12-10-2010, 10:03
Pragmaduane:Seni ne yormak ne de üzmek istemiyorum sorularım az olacak
-Ne zamandır edebiyat ile uğraşıyorsun?
-En beğendiğin yazar kim acep
-Kendine ait acı çekme yöntemlerin var mı Aşık olmak gibi mesela.
-Şuanda bulunduğun okulu biraz anlatır mısın?

-Aşkın farkına vardığımdan beri edebiyatla uğraşıyorum kardeşim.
-Tek bir yazar söylemek çok zor, aşk üzerine; Cemal Süreya, Cezmi Ersöz, Kahraman Tazeoğlu önde gelir benim için.
-Genel olarak Küçük İskender'in kitaplarını okurum.
-Korku, gerilim, macera olarak; Stephen King ve Jean-Christophe Grange hayranıyım.
-Adam Fawer'ın matematik üzerinden anlatıldığı Olasılıksız'ı okudum, harikulade bir roman.
-Ayrıca, Cengiz Aytmatov'un - Toprak Ana'sını okumuştum 4 sene önce, çok sevmiştim o romanı ama baya hafızamdan silindi.
-Acı çekme yöntemleri diye bir şey var mı Aras'ım ya. Meraklısı değilim pek acı çekmenin ama aşk için acı çekmek, bam başka bir duygu; o kişinin sadece sana ait olduğunu düşünmek, hayalini kurmak o acıyı biraz bastırıyor farklı bir şey ya, anlatamıyorum. :s
-Boğazlarım ağrıyor, burnum tıkalı; evde yalnızım ve sorularını cevaplıyorum, mutluyum ama stresliyim.

clakson:Çiğköfte sever misin ?

-Severim kardeşim, ya bugün bütün gün alıcam alıcam demiştim; fırsat bulamadım, yine aklıma getirmen kötü oldu bu saatte. (:

Gibbon:Selam yegen

-Soruyu sen soruyor olsaydın kendine ne sorardın?
-Hobilerin neler? Daha doğrusu kitap, satranç tarzı entellektüel yaklaşımlarla aran nasıl?
-Ortam dediğin fasıllı mı? elektronik müzikli mi? açar adamı.
-Nasıl bir gelecek hayal ediyorsun kendin için?
-Buyur sana 4 ayrı yerden 4 güzel soru... 4-4'lük adamsın

-Selam Berkay. (:
-Ben kimim? diye hep soruyorum ama cevap veren bir şizofreni arkadaşım olmadığı için her defasında cevapsız kalıyor bu sorum. ((:
-Kitaplarla, edebiyatla aram iyidir; genel hobi olarak, facebook'tan okey, texas hold'em poker oynarım. Bazen kahveye gider, tavla, 51, batak, dama, okey gibi karışık entellektüel bir yaşamım vardır. Futbol oynamakta başlıca hobim. (:
-Kişiyi açmak için, elektronik müzik daha doğru olur sanırım, fasıllı bir ortamda güzel içilir, güzel sohbetler olur, aşk konuşulur. Ama elektronik müzikli ortamda, güncel konular; dedikodular daha sık görülür. Fasıllı ortam daha cazip geliyor şu an ki ruh halime.
-Geleceğimi oluşturmak benim elimde, çalışsam hepsi olacak diye tahmin ediyorum. 4 senelik üniversiteden sonra Turist Rehberi olmayı istiyorum aynı zamanda da profesyonel olarak futbolculuk düşünüyorum. 2 işi birden yapabilirim sanırım, olmazsa da ben yine rehberlik diplomamı alırım; profesyonel futbolculukla devam ederim yaşantıma, bu esna da evlenmek; çoluk çocuğa karışmak en büyük hayalimdir. (:
-Eyvallah kardeşim benim, 4-4'lük değilim de, 4-2'yim diğer yarısı da senin; birlikte ortam oluşturduk mu işte o zaman 4-4'lük bir ortam olacak. (:


Jelanie:merhaba iyi geceler
-belki henuz cok az cevabınız var ustelik 2 mi 3 kezde yasınızın 17 oldugunu soylemenize ragmen;
acıkcası hiçte yasınızın degilde sanki cok daha buyuk belkide (abartıyorum) 30 yasında gibisiniz. yanıtlarınızda bu kadar cok 'ask' kelimesinin varlıgı belkide buna sebeb.
bu kadar olgun olmanızın sebebi nedir? aile, egitim, kültür, aşk... ?

-Merhaba size de iyi geceler,

-Kötü bir çocukluk geçirdim ben, ailem daha ben küçük yaştayken bölündü; annemle bir başıma kaldım ve babamla görüşmeme kararı aldım. Bu konuya çok detaylı inmeyeceğim, ama bir annem varsa buna şükrediyorum, çünkü bu hayatta beni anlayan tek kişi o ve ona sığınıyorum. Annem, döve döve terbiye etti beni desem yalan olmaz. (: Bu yüzden, elimden geldiğince terbiyeliyimdir.

-Annem bütün gücüyle, okumama da yardım etti ve hâlâ da devam ediyor; ona ömrüm boyunca çalışsam borcumu ödeyemem. Derslerim de üst düzey bir başarıya sahip değilimdir ama asla da zayıf getirmem.

-Aslında okullardaki eğitimi çok doğru da bulmuyorum zira öyle bir eğitim sistemine sahibiz ki, kendi yeteneklerimizi ortaya çıkartamaz; bilemez hale geldik, müfredat diye bir sistem dayatılmış ve buna uymamız gerekiyor. En azından okulum da verilen eğitim, kişiyi adam etmeye yetecek kapasiteye sahip değil, bir çoğumuzun okulu böyle aslında. Böyle olduğu için kişinin kendi kendisini eğitmesi gerekiyor, içimizden gelmeli yani her şey.

-Aşk'a gelirsek, ben daima aşka inanan biriyimdir, her ne kadar aşk hayatım çok parlak olmasa da bu böyle devam edecek. Aşkı, uçkurlarımızla bir tutmamalıyız ama şu an öyle bir dönemdeyiz ki aşk denilince akla ilk gelen şey cinsellik oluyor. Elbette insanız, bunlarda olacak ama zamanı var. 2 göz kırpmaya, aşk diyorlar. Böyle olmaması gerekir fakat ne yazık ki bu böyle. Ya ben gözlerinin içine bakmaya kıyamadığım bir kişiye karşı nasıl böyle bir şey düşünebilirim ki?

-Aşk üzerine birçok kitap okudum ve anladım ki aşk kötünün tarafındadır, aramayanın, merak ettirenin, aşırı değer vermemenin, fazla sahiplenmemenin tarafındadır; neden böyle olduğunu hâlâ da anlamış değilim. ''Sahiplenmek, sevgiyi öldürür'' der, Cezmi Ersöz bir kitabında, gerçekten de öyle. Ailen dışında kimseye hakettiğinden fazla değer verilmemesi gerekiyor.

-Aşk gerçekten bam başka bir şey ya, dünyadaki bütün dillerden ziyade farklı bir dil gerekiyor aşkı anlatmak için. ''Aşkın dili.'' Aşk için binlerce kitap yazılıdır fakat hâlâ ''aşkın diline'' tam bir tercüme getirilememiştir.

''Eğer vaktim olsa, daha kısa yazardım'' demiş, Cehov bir mektubunun sonunda; kusura bakmayasın, biraz uzattım vaktim sınırlı olduğu için.

-Çok teşekkür ederim düşüncelerin ve soruların için, iyi geceler şimdilik.

mustafa29
12-10-2010, 10:04
felan_diil_falan:'yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını, herkesin yüzü gözü ıslak, başları eğik omuzlarının arasında, yağmur yağdığında herkes, benim hep olduğum gibi.''

bu cümlenden sonra sana sormak istediklerimin bile kifayetsiz kalacağını anladım.Biraz önce yagmur çiseledi kendimi ıslatıp geldim.Yolda sarkıda soyledim.insalara baktım.mahsun bir duruş oluştu..içimden bir soru geçti.aşk sana imzandaki gibi sana senden daha yakın..bunun farkında olmayışın mıdır?seni mahsunlaştıran...(garip bir soru oldu ama..benim suçum yok ıslakım):)

-Bu söz komedyen, şair Ceyhun Yılmaz'a ait öncelikle bunu belirteyim.
-Ama gerçekten birçok insanın ruhuna ayna tutuyor bu söz.
-Keşke kurulanıp sorsaydın bu soruyu kardeşim ya. (:
-İnsanın içinden gelir böyle şeyler diye düşünüyorum, farkında olup olmamak önemli değil aslında kardeşim ya, aşka tertemiz bir duygu olarak bakarsak her şey aşk olarak görünür bize... Deniz, yağmur, doğa... yani tabiattaki her şey aşkı anlatmaz mıdır bizlere? Aşk tabiat kadar güzel değil midir? Aşk, rüzgarın ağaçların arasında dolaşırken duyduğumuz sesleri dinleyip, sevgilinin yanında ol(a)madığına hayıflanmaktır; aşk yalnızlıktır bazen; üzer ama aşk güzeldir. Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır. Bunların farkında olup; Allah'ın bize vermiş olduğu bu duyguya şükretmeliyiz bence

mustafa29:Soruldu mu bilmiyorum takip edemedim.
-Foruma başlama anını anlatır mısın ve sorumda yaşadığın ilginç ve komik anıları.-
-Biz senle nasıl tanıştık,kardeş olduk^^

Özel sorulara gelelim.
-Aşk tek taraflı mı güzeldir yoksa tek taraflı mı?^^(karşılıklı mı)
-Çok zengin olsan her istediğini elde edecek kadar servetin olsa ne yapardın?
-Gidenler geri göndüğünde her şey unutulur mu,yeniden başlaması kolay olur mu?
-Senin için ''Arkadaş'' kelimesi ne ifade ediyor?
-''Ayrılık'' neden hep ''zamansız'' geliyor?
...


-Merhaba kardeşim benim,

-Forumda ki ilginç ve komik anılarımı pek anımsayamıyorum ama bir olayı anlatacağım. Biliyorsunki, eskiden röportajlar benim himayem altıdaydı. Erhan ve Kıvançta bu işte benimle beraberdi, röportajlar Off-Topic'te yapılıyordu, bir zaman sonra, birlikte bu Mecmua kategorisini açtırdık.. Forum sonra resetledi zaten, benim himayemden çıktı..

-Bir gün, aaaa olarak bilinen eski süper modumuz ve onun sevgilisiyle bir röportajımı hatırlıyorum... Soruları bazen ikisine birden, bazense teker teker yöneltiyordum...

-Röportajın sonlarına doğru süper modumuzun sevgilisine,

''Bir mekana gittiğinizde, Göksu(aaaa) -ah, cüzdanı mı evde unuttum, yok lavaboya gidiyorum gelicem diyerek; hesabı sana ödettirdiği oldu mu?''

diğer sorumda aynı kişiyeydi

''Göksu, konuşurken hiç suratına tükürdüğü oldu mu, bu tükürükten iğrendi mi?''

Bu iki soruyu aynı anda yönelttim, Göksu'nun (aaaa) tepkisini asla unutamam ''Allah senin belanı versin!!'' dedi bana.. çok gülmüştük o an, o tepkiye. (:


-Özel sorulara geçelim bakalım...

-Kardeşim, gerçekten bu sorunun cevabını bende bilmiyorum çünkü hayatımda hiç karşılıklı aşk yaşamaya fırsat bulamadım; tek taraflı aşkta da daime üzülen ben oldum bu yüzden karşılıklı aşk diyorum.

Spor arabam olsun hep istemişimdir, öncelikle onu alırdım. (: Ya ben, çorap; mendil gibi zerzevat satan yaşlı amca ve teyzelerime çok acırım; hep hayalini kurmuşumdur, eğer imkanım olsada, cebini parayla doldursam şu garibanların diye... Eğer çok param olsa, bunu kesinlikle yapardım.


-Gidenin, nasıl gittiğine bağlı bu kardeşim. William Buttler'ın bir sözüyle gireyim konuya, ''Sevdiğin kişinin sana olan sevgisini anlaman için canını yak. 'Çünkü kimsenin canı yanmadıkça sana gerçek yüzünü göstermez.'' Ben şimdiye kadar bütün sevdiklerimin canlarını, onları severek yaktım ve bana gerçek yüzlerini bçyle gösterdiler... Bana sevgisi olmayan biri, beni tek kalemde silip atacak biri; benden gittiği an bir daha geri dönme şansı asla olamaz. Bana şimdiye kadar gidip, geri dönen biri hiç olmadı, olduysa da canımın yancağını bildiğim için hayatıma tekrardan almadım. Bence giden, geri gelmemeli; madem geri gelecek, baştan gitmemeli.

-Arkadaş, arkadaş, arkadaş...

-Onlar olmazsa, deliler hastanesine kapatılsam buna eşdeğerdir bence. Bizi hayata bağlayan en önemli varlıktır arkadaş. Ama arkadaşlarımızı düzgün seçmek gerekiyor. Ünlü bir düşünürün buna dair bir sözü vardı, ''bana arkadaşını göster, sana seni söyliyeyim.'' bence arkadaşlarımız, kendimizin bir aynasıdır.


-Ayrılık neden hep zamansız geliyor? Elbetteki bizi bulacak ayrılıklar, ha yarın; ha öbürgün.. Bildiğin gibi ben zaten zamana inanmam kardeşim, yarın olmayadabilir... Kaderimizde varmış ayrılık ne diyelim, kader... kader... kader...

pragmaduane:Hakanım sevdiğin kıza bakarken içinden geçenleri biraz anlatır mısın?
-Sevdiğin kızdan bahsederken daha önce ''Meleğim'' dediğini hatırlıyorum bu gibi başka nasıl hitaplar kullanırsın.
-Acemi aşıklara önerilerin var mı?
-Ehh hayalindeki aşkı anlatır mısın?


-Ben en son sevdiğim kıza baktığımda, suratında pişmanlık vardı; benimse nefret. Ama daha öncelerde, içimde fırtınalar kopartırdım ona baktığımda, bir tebessümü bile yeterdi mutlu olmama..




''gülüşünden ver, ömrümden al...''
Kahraman Tazeoğlu
-Hmmm... Meleğim kullandığımı hatırlıyorum ama bunu foruma ya da sana hangi ara söylediğimi hatırlamıyorum. :s (:
- Sevdiğim kızın eğer arkadaş ortamında bir lakabı varsa, ona ismiyle hitap ederim. Eğer herkes ismiyle hitap ediyorsa, ona özgü bir söz bulurum elbet. Diğerleriden böyle farklı olmaya çalışırım daima. Nasıl hitap ettiğimin pek önemi yok bence. Artık hitap edecek kimsemin olmaması önemli olan.

-Acemi aşıklara önerilerimi, özel mesaj yoluyla yapıyorum zaten; ayrıca bir önerim yok onun dışında fakat ne olursa olsun üzülmemelerini isterim, değmiyor gerçekten.

-Hayalimdeki aşk...
Bunu düşününce ürperti geldi nedense... Bilmiyorum kardeşim ya. Böyle bir aşka kavuşabileceğimi sanmıyorum aslında, hayallerim bu yüzden kötü yapar beni. Benim ona karşı olan sevgimden, daha fazla bir sevgiyle beni sevecek biri çıkar mı acaba karşıma?



pragmaduane:Unutmak isteyenlere önerilerin neler
-Ehh beni tanıdığına memnun musun(illa olacak böyle sorular)
-İzmirde birlikte ev tutar mıyız hahaha?
-Bu sırada avatarın çok havalı
-O kadar güzel yazıyorsun ki bu yeteneğini değerlendirmeyi düşündün mü hiç.
-Bence edebiyat kazanım olduğu kadar yeteneğe de bağlı ki sende bu oldukça fazla var. Hem ilgi hem de yetenek


-Unutmak isteyenlere sadece tek bir önerim var, ''birini unutmak için, başka bir insana duygular besleyip, onun canını asla yakmayın! Çünkü alabileceğiniz en büyük günah, başka birisini bile bile kendinize aşık etmektir; siz ona aşık değilken...''

-Hele bir kazanalım kardeşim, benim evim zaten hazır; akrabalar bekliyor eğer çalışıp güzel bir meslek sahibi olursam neden olmasın? (:

-Teşekkür ederim kardeşim, değişmez avatarımı bende çok seviyorum.

-Düşündüm kardeşim, deneme kitabı yazmayı düşündüm ama hayatımda şuan kitaptan daha fazla düşünmem gereken şeyler, sorumluluklarım var; belki seneler sonra...

-Bende ki edebiyat, acıların toplamıyla oluşmuş bir edebiyat; ne hayır gelir kardeşim bu edebiyattan? /: (:
-Soruların için teşekkür ederim kardeşim.

mustafa29
12-10-2010, 10:05
By_Coo:Selamlar Hakan Abi
-Öncelikle ilk aşık olduğun kızın adı nedir ve kaç yaşındaydın ?
-Bizlere Aşk konusunda Yardım etmekten Hoşlanıyor musun ?
-Rütbenden Memnunmusun ? Diyeceğim Birde

Selamlar kardeşim,
-İlk aşık olduğum kızın adı Ayşegül'dü. ben 15, o ise 17 yaşlarındaydı...
-Hoşlanmaktan ziyade, birileri mutlu olacaksa elimden geldiğince bu mutluluğu yakalaması için yardım ederim.
-Rütbemden fazlasıyla memnunum, evet.

Pragmaduane:Felsefe ile ilgilendin mi Son 2-3 haftadır felsefe dersi iyice kafamı allak bullak etti de
-Felsefe nedir?
-benimle nasıl tanıştın Özendim bende ne yapayım

-Çok ilgilemem Felsefeyle kardeşim, felsefe öğretmenimi can kulağıyla dinlemeyi severim ama felseme yapacak kadar felsefe bilgisine sahip olmadığımı düşünüyorum.

-Senin nasıl tanıştım, bir türlü muhabbet etmeye fırsat bulamadım msn'de... Sonra söz verdiğim gibi, uzun uzun muhabbet etmeye başladık, sanırım aşık olmuştun o zamanlarda, kıza sahip olmayı başardın ama hayatın gerçeklerini de anladın. (:

1 20 2 25 17:Derbiye gidecek misin Hakan?

-Zor gözüküyor, bilet bulmak biraz zor oluyor derbilerde; hem o kadar parayı verecek durumum yok şu sıralar. (:

ThievesOflaw:Evet gelsin sorular.
- Nasılsın, ne yapıyorsun?
- M.Ö forumda +rep kralı olmak nasıl bir duyguydu?
- Forumla ne zaman tanıştın?
- Ne tür müzik dinlersin? (Sagopa dersen kornetleri takas ederiz)
- Peki aşk ile neden bu kadar ilgilisin? (Burada duygusal cevap olmasın mümkünse)
- Ve bilgisayar oyunu oynuyor musun? Oynuyorsan favorin hangisi?

-İyiyim çok şükür, soruları okuyorum; cevaplamaya çalışıyorum.
-M.Ö forumda 60k rep toplamıştım, o zamanlar güzel bir duyguydu fakat; bu kadar emeğin boşu boşuna olduğunu anladım geçte olsa.
-2007 Temmuz ayıydı.
-Ruh halime göre dinlerim, Türkçe Rap hariç yani Ceza, Sagopa Kajmer vs. her türlü müzik dinlerim. Rock, Slow, Damar, Rumeli, Yabancı Rap vs... (:
-Peki duygusallık yok, sahiden bu soruyu ben kendime hiç sormamıştım, neden bu kadar ilgiliyim ben? Hiçbir fikrim yok sahiden, içimden ilgilenmek geliyor, ilgileniyorum ve ilgilenmeyede devam edeceğim sanırım bu gidişle.
-Benim bilgisayarımın ekran kartı biraz düşük, yaklaşık 4 senedir aynı bilgisayarı kullanıyorum; hiç oyun yüklemedim bu bilgisayara düşük kaliteliler dışında. Oynamıyorum yani.

nm33:Önceki sorulara baktığımda S.King okuduğunu söylemişsin , ben de kendilerini çok sevdiğimden en çok hangi kitabını beğendiğini sormak istedim ? =)

-Stephen King'în romanları oldukça sürükleyici, Sis ve Hayvan Mezarlığı her zaman favorim olmuştur kardeişm.

Angel:"Üzülmemek için aşık olmayanlar, tuvalete gitmemek için yemek yemiyor olmalı.." diyor Can Dündar..

Aşkın üzüntüsü bile zaman zaman haz verir mi Hakan?

-Eğer çok sevdiğim birisi varsa, onun tarafından gelen bir üzüntü bazen acıtmaz. Onun varlığını düşünmek bile, bu üzüntüyü hazza dönüştürebiliyor zaman zaman. Ama git gide geri dönüşümü olmayan bir duruma gider bu durum... Gün gelir onu kaybettiğin gün, o zamanki verdiği üzüntü pek haz verici olmaz işte.
Can Dündar'ın vermek istediği mesaj da, ''eğer mutlu bir aşk arıyorsak mutlaka reddedilme ve üzülme riskini göze almalıyız...''

Yaşam Risklerdir...

Gülmek; "SAF" denme riskini göze almaktır.
Ağlamak ise; "DUYGUSAL" görünme riskini...
Birine yakınlaşmak; "KENDİNİ KAPTIRMA" riskini,
Duygularını açmak; "KENDİNİ ORTAYA KOYMA" riskini,
Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise; "ONLARI BAŞKASINA KAPTIRMA" riskini göze almaktır.
Sevmek; "KARŞILIK GÖREMEME" riskini...
Yaşamak ise; "ÖLME" riskini göze almaktır.
Umutlanmak; "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA" riskini
Çabalamak ise; "BAŞARISIZ OLMA" riskini göze almaktır...


Ama riskler yaşanmalıdır, çünkü; hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır.Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez. Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken, bedelini; özgürlüğünü kaybederek öder. Sadece; riski göze alabilen kişi hürdür.


-alıntı

Pragmaduane:Mükemmel bir insansın kardeşim :)

-Seni ilk defa burda tanıyacak olanlar sadece yazdıklarına hayran kalıp bakacaktır, ancak ben seni daha önceden de tanıyorum kelimelerinin arkasındaki gerçekleri de görüyorum bu yüzden daha bi hayran kalıyorum hehe :)

-Aslında sana aşkla ilgili her sorduğumuz soruda acılarını, yaralarını deşiyoruz. Bu durumdan memnun musun? Kolay unutulmuyor kardeşim, sürekli deşilmesi de ayrı bir acı tabi. Hele senin gibi bir insanın için bu çok daha zor olsa gerek.

-Çok sevdiğin bir grubun konseri var ve bir daha dinleme imkanın yok oraya gideceksin bilet almışsın. Ancak annen onun yanında olmanı istiyor ama seçimi sana bırakıyor sen tam kararını vermişken sevgilin arıyor ve ağlayarak ''Bugün yanımda olmanı istiyorum.'' diyor. Ne yaparsın? Geçmiş olsun
Teşekkür ederim kardeşim.

-Ee sana dedim ben, çok yaralarımı deşme; çok soru sorma aşk ile ilgili ama maşallah her şeyi öğrendin bahaneyle. (: Sorun değil kardeşim ya, geçmiş geçmişte kalmıştır; ben geçmiştekilere üzülmem desem yer misin? Yemezsin, ama başa gelen çekilir, sorabildiğin kadar sor röportaj fırsatın varken sonra anlatmam. (:

-Hmmm tek başıma konsere gidiyorum, annem benimle kal diyor ve ayrıca sevgilim arıyor bana gel diyor. 3 seçim hakkım mı var?

-Annem biletim varsa, asla böyle bir şey demez; biletimin yanmasına benden fazla üzülür bence, hem uzun süre önce niyetlendiğim bir şeyin önüne geçmez annemi de üzer ki ''konsere gitme, benim yanımda kal'' demez. 2 seçeneğim var değil mi şimdi? Ya konsere gidicem, ya sevgilime; ben bir yere giderken sevgilimi de götürme taraftarıyım, ama ağlayarak arıyor demiştin değil mi? Eğer morali bozuksa, bana yanıma gel demese bile; konsere gitmezdim. Hem konserler gelip geçici şeyler, yarı sanal belki de. Aşığın dönüp dolaşacağı yer, sevgilisinin yanıdır.

ego<:Merhabalar..

-Annenize ev işlerinde yardımcı oluyor musunuz?
-Hayatta en çok başınıza gelmesinden korktuğunuz şey nedir?

-Son olarak şu meşhur söz "zamanı geri alabilseydik..." ne yapardık? Her şeyi sil baştan mı yaşamak isterdiniz yoksa bile bile aynı şeyleri tekrardan yaşarmıydınız?
Kısacası; ikinci kez aynı ateşlere atlarmıydınız?
Merhaba kardeşim,

-Evet oluyorum, kahretsin ki evdeki tek uzun boylu şahıs ben olduğumdan, tül takma veyahhutta ağır bir şey kaldırma falan oldu mu, devreye bendeniz giriyor. :)

-Hmmm, öyle ahım şahım bir şey yok ama annemsiz kalmaktan korkarım daima.

-Bile bile yaşardım aynı şeyleri, zamanı geri almaya gerek yok. Yalnız, geçmişte çok pişman olduğum şeylerden biri çok sevmek, çok sevmezdim.

super:özel günlerinizde ne yaparsınız.örneğin ramazan bayramı veya yılbaşı veya 19 mayıs

-Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı hepimizin özel günü, o günlerin ayrı bir havası var hepimiz için; hayatımızda geçirebileceğimiz en güzel günlerden birileridir bayram günleri. Akrabalarla, uzun zamandır görüşmediklerimizle görüştüğümüz günlerdir çünkü. Bayramlarda, uzaktaki akrabalarla hasret giderip; sevdiklerimle bayramlaşırım.

-Yılbaşını, eğlence mekanlarında arkadaşlarla birlikte geçirmeyi tercih ederim.

-19 Mayıs, 23 Nisan, 6 Ekim'de falan öyle bir aktivitem yoktur. Tatil olduğu için evde yatmayı tercih ederim.